Selde Yıkılan Ünye Cevizdere Köprüsü’nün Hikayesi

0
Ünye’de Ceviz derede yine büyük bir sel olmuştur. Samsun-Ordu karayolunda orta ayağı ve tabliyesi oturan 1965 yapımı köprü ile 1935 yapımı 65 metre uzunluğundaki 83 yıllık köprünün yıkımı dere yatağını daraltarak yapılan fiziki dolgular ve dere yatağında onlarca yılda oluşan stabilize taban malzemenin alınarak doğal dengenin bozulması yüzünden olmuştur.
Gerisi laftır, bahanedir. Maddi ve manevi zarar her zamanki gibi yine çok büyüktür. Herkese geçmiş olsun diyelim ama olanlardan ciddi dersler çıkartalım. Böylesine vahim hatalara bir daha düşmeyelim. Dere yataklarını yer kazanmak amaçlı asla daraltmayalım. Dere yataklarının içinden malzeme almayalım. DSİ’nin gösterdiği yerlerde ve teknik şartnamelere uygun standartlarda malzeme alalım. Şimdi birazda bu sellerde yıkılan tarihi köprülerin nasıl, ne şartlarda ve kimler tarafından yapıldığı hakkında aydınlatıcı özet bilgilere geçelim.
1930’LU YILLARDA HAZİNE KEFALETİYLE ORDU’YA YAPILAN İLK KÖPRÜLER
Cumhuriyetin ilanından sonra yurdun her tarafında olduğu gibi, Ordu ilinde de bütçe imkânlarının el verdiği ölçüde, köprü ve yol yapımı tartışılmaya başlanmıştı. Ordu şehrini sahil kasabalarına bağlayan muntazam yollar olmadığı gibi, akarsular üzerinde köprüler de henüz mevcut değildi. Ordu şehrinde, en yakın yer olan Perşembe’ye, denizden motor veya kayıkla gitmekten başka çare yoktu. Zira Akçaova deresi üzerinde bir köprü bulunmaması, 14 kilometrelik bu karayolunu geçilmez duruma getiriyor, yük nakli için motorlarla deniz yolu tercih ediliyordu.

Yine Ordu şehrinin bir sayfiyesi olan Çambaşı yaylasına çıkmak için Melet ırmağının coşkun sularını “Kelek” denilen sallarla geçmek icap ediyordu. On binlerce koyunun, sığırın keleklerle Melet ırmağından karşıya geçirilmesindeki güçlük ve sık sık vuku bulan suya kapılma, mal ve can kaybı hadiseleri yaylacıları bıktırmış, Melet’in Kocalı denilen bu geçidine bir köprü yapılması zaruretini ortaya çıkarmıştı. Gerçi, Kocalı mevkiinde ahşap bir köprü kurulmuştu. Fakat bu köprü Melet’in sel sularına dayanamayıp, göçüp gitmişti.

Köyleri, birbirinden ayıran ufak akarsular, dereler, çaylar üzerinde yine atadan kalma daldan ağaç köprüler vardı. Karşıdan karşıya atılan iri bir ağaç gövdesinden ibaret olan bu köprüler, kurak havalarda ihtiyacı karşılıyordu. Fakat akarsuyun biraz kabarması halinde suya sürüklenip gidiyordu. Bu durumda civar köylerin halkı tekrar yeni bir ağaç gövdesi getirerek geçidi sağlamaya çalışıyorlardı. Halen, bu şekilde ağaç gövdesinden mürekkep olan böyle ilkel köprüler bugün dahi bulunmaktadır. Şüphesiz birçok derede bu tip ihtiyaçların çoğu tam olarak giderilebilmiş değildir.
1930’LU YILLARDA ORDU İLE SAMSUN ARASINDA ULAŞIM VAZİYETİ
1932 yılında Ordu ile Samsun arasında karayolu bağlantısı henüz yoktu. Çünkü Ordu, ili dahilinde Akçaova, Bolaman, Elekçi ,Cevizdere, Cüri ve Akçay gibi büyük dereler vardı.Bu güzergahta karayolu yapabilmek için bu derelerin üzerine çok geniş ve sağlam betonarme köprüler kurmak lazımdı.
1933 yılında Ordu’yu Mesudiye üzerinden Sivas’a bağlayacak olan Dereyolu üzerinde çalışmalar yapılırken, İl Genel Meclisi, Ordu ilindeki köprüler hakkında hazırladığı bir raporu Ankara’ya Nafia ve Maliye Vekaletine sunmuştu. Bu raporda, Ordu-Giresun; Ordu- Fatsa sahil yolları üzerinde Nafia Vekaletinin programına dahil bulunan Melet ve Bolaman köprülerinin inşasına derhal başlanması istenmişti.
Bu köprüleri mahalli vasıtalarla ilkel ve ahşap olarak yapmak, geçmiş yıllarda yaşanan sakat tecrübeleri tekrarlamaktan başka bir şey olmayacağı Ordu İl Genel Meclisi tarafından iyi biliniyordu.

Ordu İl Genel Meclisin temenni mazbatasında; Ordu-Giresun, Ordu-Fatsa yolları üzerinde, Nafıa Bakanlığının programına dahil bulunan Melet ve Bolaman köprülerinin bu sene inşasına başlanması istenmekle beraber, Ordu-Mesudiye Dereyolu, Ordu-Fatsa, Fatsa-Ünye ve Terme-Ünye yolları üzerinde bulunan inşa bedelleri toplam 200-220 bin lira (1933 yılı fiyatları) tahmin edilen 6 köprünün inşası için hazine kefaleti talep edilmektedir.
Ordu İl genel Meclisinin 6 köprü için hazine kefaleti talebi şöyledir: “…Maliye vasıtasıyla tahsil olunan ve senelik tutarı 120 bin liradan fazla bulunan vilayet gelirinden (Varidat) her sene 40 bin lirasının bu işe tahsisi muvafık görülerek, 6 seneye şamil taahhüdata girişilmeye ve her sene hazinece varidatımızdan 40 bin lirasının kesilerek inşa işini alacak şirkete verilmesine, 1933 senesi fevkalade bütçe nizamnamesinin 5nci maddesi ile muvafakat verilmiştir. Meselenin özel bir kanun ile tespiti icap eylediğinden, bu hususta tanzim olunan kanun layiha (taslağı) projesi de alakalı bakanlıklara gönderilmiştir…” Yani Ordu İl Özel İdareye verilen 120.000 liralık tahsisatın senede 40,000 lira olarak geri ödemek şartıyla köprülerin yapım işinin toptan ihalesi isteniyordu.. Köprülerin yapım işi için düşünülen bu şartlarda uygun şekilde halledildiği gün, Ordu Vilayeti artık her yere kara yolu ile bağlanacak ve bir adaya benzemekten kurtulacaktı. Şehirli, köylü bütün Ordu Vilayeti halkı bu büyük ihale kararının neticesini sabırsızlıkla beklemekteydi.

Ordu İl Genel Meclisinin Çatalkaya, Kocalı, Ağcaova, Elekçi, Cevizdere, Curi dereleri üzerine köprü yapılması için istediği hazine kefaleti hususunda; 20.5.1933 tarihinde TBMM’de 2196 sayılı layiha (taslak) ufak bir tadil ile aşağıdaki şekilde kanunlaşmıştır:
Madde-1 Ordu Vilayeti Hususi idaresi tarafından vilayet yolları üzerinde yaptırılacak büyük köprüler inşaatı için, mezkur vilayet hesabına maliye vesaitiyle tahsil olunan vergilerden 1938 senesi gayesine kadar her sene 40 bin lira tevfikine ve köprüler inşaatını deruhte ve vilayetle mukavele akdeden şirkete karşı; Ordu Vilayeti idaresi hususiyesine kefaletle Maliye Vekaleti mesundur.
Madde-2 Bu kanun 1 Haziran 1933 tarihinden itibaren muteberdir.
Madde-3 Bu kanun hükümlerini icraya Dâhiliye, Maliye ve Nafıa Vekilleri memurdur.
Hazine kefaletini sağlayan kanunuyla yaptırılması istenen köprüler ile keşifleri şöyleydi: Çatalkaya (Dereyolu) köprüsü 68.136 lira, Kacalı (Melet ırmağı) 18.955 Lira, Ağcaova Köprüsü 34.531 Lira, Elekçi Köprüsü 27.619 Lira, Cevizdere köprüsü 32.426 Lira, Cüri köprüsü 34.553 Lira…
1930’lu yıllarda yapılan küçük bir köprü
ORDU VALİSİ NAZİF ERGİN 1933’DEKİ KÖPRÜ FAALİYETLERİNİ ANLATIYOR
Ordu Valisi Nafiz Ergin Bey unutulmaz hizmetler yapan başarılı bir yönetici olarak hafızlarda ve hatıralarda yer almaktadır. (18.10.1931 – 26.06.1933) tarihleri arasında Ordu Valiliği yaptığı günlerdeki anılarını İktisadi Uyanış Dergisine anlatmıştı.Vali Nazif Ergin’in anlattığı Ordu hatıralarında bu yapılan köprü ve yol çalışmalarını şu şekilde ifade etmişti: “…Ordu’yu Fatsa ve Ünye üzerinden ve sahilden Samsun’a ve kışın kapanan Mesudiye yoluna muvazi (paralel) olarak dereden bir yolla da dâhile bağlamak istedik. Ve bu mevzuda çalıştık. Ordu-Fatsa yolunu açtık. Tulu (uzunluğu) 45-50 kilometre olan bu yol kâmilen (tamamen) köy kanununa tevfikan köylüler tarafından açılmıştır. Hususi idareden barut ve silindir gibi masraflar karşılığı az bir para sarf edilmiştir. 1933 senesinde ilk defa otomobille Ordu’dan Fatsa’ya gitme imkânı elde edilmiştir. Bu yoldan Ordu ve Fatsa arasındaki köyler yollardan geniş mikyasta (ölçüde) faydalanmışlar ve halen de faydalanmaktadırlar. Mesudiye dere yolu da Melet vadisini takip eder 40 kilometre kadar bir kısım zamanında yine aynı usulle ve köylü eliyle açılmıştır.

Üçüncü büyük iş, köprüler meselesidir. Bilirsiniz ki, yolların temelini bilhassa sahillerde köprüler teşkil eder. Ordu-Fatsa, Fatsa –Ünye arasında Akçaova, Bolaman, Elekçi gibi büyük dereler vardır. Çok geniş olan bu derelere sağlam köprüler kurmak lazımdı. Buna vilayetin mali durumu müsait değildi. Hususi bir kanun ile hazinenin kefaleti temin olunarak hatırımda kaldığına göre vilayeti 2 milyon lira borçlandırdık. Bu para ile Ordu-Samsun yolunda Akçaova, Bolaman, Elekçi, Cüri ve Cevizdere adlı 5 büyük köprü ihale ettim. O zaman vilayet büyük borç altına sokuldu diye söylentiler oldu. Aradan zaman geçti köprüler yaptırıldı, borçlar ödendi, şimdi bu büyük yolun temel kazıkları atılmış oldu. Antalya’ya nakil işim araya girmemiş olsaydı, daha iki sene kalarak Ordu’nun bütün yollarını yaptırmak isterdim. Ve bunu yapamadığım için Ordu’dan büyük üzüntü duyarak ayrıldım.” denilmektedir. Antalya’ya Vali olarak tayin olan Nazif Ergin’in yerine Adil Güven atanmış, köprü yapım işleri kaldığı yerden devam etmişti.

ORDU VALİLİĞİ İL ÖZEL İDARESİ 1933 YILINDA 5 KÖPRÜYÜ İHALE ETMİŞTİ.
1933 yılının Ağustos ayı olmuştu. TBMM’de çıkan özel bir kanunla Ordu Valiliğine borçlanma yetkisi tanınınca hazinenin kefaleti ile Özel İdare Müdürlüğü tam 2 milyon lira ödenek çıkartmıştı. İhaleye çıkartılacak köprülerin projeleri için hemen kollar sıvanmış, etütler yapılmış, haritaları alınmış ve keşifleri hazırlanmıştı. Ankara’da onaylanan ve son hali hazırlanan köprü projeleri Ordu’ya da gönderilmişti. Köprüler kapalı zarf usulüyle 3 Ağustos 1933 tarihinde ihaleye çıkartılmıştı. Bu köprülerin ikisi Dereyolu üzerindeki Çatalkaya ve Kızılçukur, köprüsü idi. Diğerleri ise Ordu Fatsa yolunda Akçova, ikisi Fatsa – Ünye arasında Elekçi ve Cevizdere birisi de Ünye-Terme arasındaki Cüri olmak üzere altı köprüden ibaret olup, hepsi de betonarme olacaktı. Altı köprünün toplam keşif bedeli 216.254 liraydı.
1933 senesinde en mühim işlerden Curi, Cevizdere, Elekçi, Ağcaova, Çatalkaya ve yukarı Melet (Kocalı) köprülerin ihalesini “SEFERHA” Mühendislik ortaklığı adına Müteahhit Sadık Bey almıştı. Ayrıca Nafıa Vekâleti Bolaman köprüsünü kemer betonarme olarak inşasını 47 bin liraya Sadık Beyin şirketine ihale etmişti. Bu vaziyette Ordu- Samsun yolunun en esaslı geçitleri tamamen yapılmış olacaktı.
1934 yılında Ordu Valisi olan Adil Güven ve il protokolü tarafından şenlikle ve coşkuyla kurbanlar kesilerek ihalesi yapılan köprülerin temelleri halkın katılımıyla atıldı. 1934 yılının Ekim ayında temeli atılan bu köprülerde durum şu şekildeydi. Ünye’de Cüri ve Cevizdere köprülerinin temel ayakları, kalıp ve iskeleleri tamamen hazırdı. Köprülerin betonarme demirleri ile çimentosu da şantiyeye kadar gelmişti. Azami bir buçuk ay sonra köprüler tamamen ikmal edileceği belirtilmekteydi. Fatsa’daki Elekçi köprüsünün de Ünye’deki köprülerden daha önce bitirileceği söyleniyordu.

1934 yılında Ordu ili özel idare bütçesindeki darlık ve yüksek maliyeti gibi birçok bahane ile Çatalkaya köprüsünün de yapımından yine son anda vazgeçilmişti. Bu köprülerden vazgeçilmesi ile Melet deresinde çileli yıllar uzunca sürmüş, Kocaali köprüsü tam 21 sene sonra yani 1955 yılına kadar, Çatalkaya köprüsü de 25 sene sonra yani 1959 yılına kadar modern ve yeni betonarme köprülerin yapılması beklenmişti.
1935 yılı sonuna doğru Ordu’daki köprüler hakkında Nafia Vekâletinden ulusal basına verilen bilgiler ise özetle şöyleydi: Curidere köprüsü: Ordu – Samsun sahil yolunda, beheri 28 metre uzunluğunda 5 gözlü, betonarme, 42,000 liraya bitmektedir. Akçaova köprüsü , Curidere köprüsü ile ayni yol üzerinde, ayni büyüklük ve ayni fiyatta tamamlanmaktadır. Cevizdere köprüsü: Ordu – Samsun sahil yolunda, beheri 64 metre uzunluğunda üç gözlü, betonarme 39,000 liraya yapılmıştır. Elekçi köprüsü: Cevizdere köprüsü ile ayni yol üstünde, ayni büyüklükte, 34,000 liraya yapılmıştır. Bolaman köprüsü: Ordu – Samsun yolunda, 65 metre açıklığında, betonarme, 47,000 liraya mal olacaktır.

Akçaova, Elekçi , Cevizdere ve Curidere Köprüleri 27 Aralık 1934 yılında bitirilmiştir. Ordu’dan Samsun’a kadar ilk defa otomobille nihayet gitme imkânı, elde edilebilmişti. 1935 yılından itibaren yepyeni muhteşem köprülere sahip olacak olan Ordu Vilayeti, senelerden beri hasretle beklediği ekonomik gelişmeye ve kalkınmaya sonunda kavuşacaktı.
Cumhuriyet’in 10. yılından günümüze kadar intikal edilebilen, yapılabilmesi için TBMM’de haklarında özel yasa çıkartılan ve binbir çile ile inşaatları yapılan geçmişimizde hatırası olan 83 yıllık bu tarihi köprüleri koruyalım, kollayalım, bu tarihi köprülerin yıkılmalarına müsaade etmeyelim. Yıkılmasını engelleyecek önlemler alalım. Gelecek kuşaklara aktaralım.
Naim Güney / Memleket Ordu
Paylaş
Önceki İçerikOrdu Son Yılların En Büyük Sel Felaketlerinden Birini Yaşadı
Sonraki İçerikOrdu’nun Unutulmaz Futbolcusu Yusuf Katırcıoğlu
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.