Melankolik taraflarımızın su yüzüne çıktığı, mandalina kokusunun evimizi sardığı, plajlardan sıyrılıp artık kapalı alanlara, sinema salonlarına kaçtığımız ve yazlıkların yerini kışlıkların aldığı mevsim sonbahar…

Benim için dinginliğin bir diğer adı da diyebilirim. Çünkü daha çok okuduğum, daha fazla karaladığım ve evde mum kokularına dolanmış gezen bir ben olurum.

Her mevsim geçişinde daha sadeleşir evde fazlalık ne varsa ihtiyaç sahibine ulaştırır ve evin o ferah hali ile sanki yeni yıla hazırlık yapmış gibi hissederim kendimi. Ve azaldıkça özgürleşirim adeta. Sanırım hepimiz için aynıdır bu seremoni…

Pazarda taze fasulyelerin yerini, brokoliler, karnıbaharlar alır ve her mutfakta bir kış hazırlığı başlar. Konserve kavanozları tek tek dizilir tezgaha. Mutfakta dirliğin ve bereketin zamanıdır adeta. Evde işler böyleyken doğada resmen bir festival havasında uğurlar yazı. Şehrimin en güzel sarı yaprakları ve her sonbaharda gidip görmeden edemediğim en güzel yeri şüphesiz Ulugöl Tabiat Parkı.

Ordu’ya bağlı Gölköy ilçesine17 km uzaklıkta olan ve içerisinde krater gölü bulunan ormanlık alan sonbaharda ziyaretçilerini rüzgarda yaprakların çıkardığı eşsiz müzik ve doğadaki en güzel sarı sıcak renkleri mest ediyor.

Tabiat parkının etrafında piknik alanları olduğu gibi isterseniz Gölköy Belediyesi’nin yaptığı içerisinde 4 kişinin rahatlıkla kalabileceği bungalov evlerde de konaklayıp kendinize doğanın içerisinde geçirebileceğiniz ufak bir hafta sonu tatili ile ödüllendirebilirsiniz.

Emin olun haftaya reset atıp tertemiz bir zihinle başlamak için tercih edilebilecek en güzel yer.

Ayrıca gündüzünü deneyimlemiş ama gecesine şahit olmamışlara, yıldızların eşliğinde yaprakların dansı ile gökyüzünden gözünüzü ayıramayacağız bir gece sizi bekliyor diyebilirim.

Benim en unutulmaz anlarım ve en güzel fotoğraflarım hep Ulugöl’e saklıdır. Hatta Ulugöl’ün etkisi ile hala bana sonbahar saçlı kadın diyen dostlarım vardır. Sizin de hala yolunuzu bu muhteşem doğa şölenini seyretmek için Ulugöl’e düşmemişse işte şimdi tam zamanı.

Ve bence her sonbahar güzel bir Nazım şiirini hak eder,

“Çiçekli badem ağaçlarını unut.
değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
ıslak saçlarını güneşte kurut
olgun meyvelerin baygınlığıyla parıldasın
nemli, ağır kızıltılar…
sevgilim, sevgilim,
mevsim
sonbahar…”

Sevgiyle…

Derya Deniz Güneş