Perşembe Yaylasına Yolculuk…

0

Mevsim ilkbahar yaz sıcakları yavaş yavaş kendini göstermeye başlamış, yaylacılar yaylara çıkmışken biz de ailecek daha önce hiç gitmediğimiz Perşembe Yaylasını görmek istedik.

Konaklama için internette araştırmaya koyulduğumda yaylanın içerisinde kalabileceğimiz sadece karavanlar ve yaylaya 1.5 km uzaklıkta Aybastı Kent Ormanına ait bungalov evler olduğunu öğrendim.

Evet belki Amerika’yı yeniden keşfetmiyordum ve şunun şurasında yaşadığım şehre 1.5 saatlik uzaklıktaydı ama gidip göreceğim her yeni yer beni daha gitmeden heyecanlandırıyordu.

Çünkü doğanın içerisinde kaybolmak beni tamamlayan ve nefesimin iziyle beraber yaşama karışmamı sağlayan yegane şeydi.

Konaklamak için Aybastı Kent Ormanı’na ait olan 2 bungalov evi gitmeden rezerve yaptık. Oraya ulaştığımızda akşam olmuştu ve sis ve çise bastırmıştı.

Geceyi hep birlikte bir evde soba başında ısınarak geçirdik ve sabah bizi karşılayacak olan manzara için heyecanlı bir şekilde uykuya daldık.

Sabah gökyüzü bize kıyağını geçmiş, mis gibi pırıl pırıl bir hava ile bize günaydın demişti.
Hepimiz mutluyduk.

Çünkü malum yayla havasına hiç güven olmazdı ve sisten dumandan hiç bir yer göremeden geri dönebilirdik. Kahvaltıdan hemen sonra yola koyulduk.

Yaylaya yaklaştığımızda mesire alanlarında yayılan koyunları görünce tüm çocukluğum bir bir geçti gözlerimin önünden.

Perşembe Yaylasında hayvancılık hala sürmekteydi, hatta yayla içinde kuzu eti ve manda yoğurdu yiyebileceğiniz birçok yerde bulunmakta…

Biz rotamızı direk Çiseli Şelalesi’ne çevirdiğimizde Off-Roadcılarda Karga Tepesi’nin yolunu tutmuştu.

Çiseli Şelalesi’ne giderken çıktı önümüze koyunlarını otlatan Burhan.

Kendisinden koyun ve kuzularının fotoğrafını çekebilir miyiz diye izin istediğimizde sürüyü ürkütmeden ve tabi ki koyun köpeğinin de dikkatini çekmeden yanlarına gelebileceğimizi belirtti.

Şimdi siz doğaya koyunlara ve kuzulara bakarken ben size asıl iki cümleyle kendine hayran bırakan Burhan’dan söz edeyim.

“14 Şubat’ta kaybettim abla ben babamı” dedi.
Yaşı benden belli ki büyüktü ama saygısından abla diye sesleniyordu.
Baba mesleği bu, dedi, yazları 6 ay yaylada koyunları yayıyormuş.
Biz onunla yanımızdaki meyvemizi paylaşmak isteyince bize borçlu kalmamak için “kaval çalayım mı size abla” dedi.

Herkes telefonunun kamerasını açıp onu videoya çekince utangaç ve mahcup bir halde bir yerde paylaşıp paylaşamayacağımızı sordu.

Ben facebook ve whatsapp kullanıyorum diye söyleyince ben de, sen bana numaranı ver ben sana whatsapptan göndereyim dedim.

Nasıl mahcup ve bir o kadar utangaç bir tavırla artık herkesin her şeye ve herkese ulaşabildiği şu dünya da bana dönüp “ayıp olmaz mı abla” dedi. Olmaz dedim.

Bir yerlerde hala utanma duygusunun var olduğunu bilmek ve bir yüzde hala ar nedir görebilmek nasıl bir duygudur sadece sanırım ben gibiler hissedebilir.

Ve sen Burhan benim için bilmem kaç üniversite bitirmiş insandan daha bilgesin ve o yaşadığın güzel topraklar kadar bakir yüreğin.

Burhan’la vedalaşıp tekrar yola koyulduğumuzda bir süre sonra araçları park edip şelaleye yürüyerek ulaştık.

Eğer Perşembe Yaylasına giderseniz şelaleyi görmeden geri dönmeyin isterim, hatta benim gibi çığlık çığlığa şelale karşısında çisesinde ıslanmanın tadını da çıkarın.

Şelale yolu üzerinde çocukluğumun tadı olan sıracalı bize göz kırptı ve hepimiz bir anda dağılıp toplamaya başladık.

Akşam eve döndüğümüzde anlayacağınız ziyafet vardı.

Yayla merkezine geri dönüş yolumuzda “Bisiklet Safari” ekibi bizi selamlayarak geçti. Perşembe Yaylası bisiklet safari ve off roadcıların gözde yaylalarından…

Yazları belirli tarihlerde yaylada off road yarışları ve yağlı güreş şenlikleri yapılmaktadır. Yolumuzu mendereslere kuş bakışı bakmak için Karga Tepesine çevirdik ve karşımıza çıkan dantel gibi işlenmiş manzara karşısında mest olduk.

Bunca güzelliğin içerisinde tek hoşunuza gitmeyecek şey çarpık yapılaşma, maalesef doğaya en yakışmayan şey betonarme yapılar burada da mevcut.

O nedenle yolunuz birgün Ordu’ya düşerse Perşembe Yaylasını ziyaret edip o güzelliğe şahit olmadan dönmeyin.

Doğayla ve sevgiyle kalın…

Derya Deniz Güneş