Ordu’nun Efsane Spor Adamı “Kara Ali”

0

Ordu’da Ali Ataoğlu’nu tanımayan var mı? Kara Ali, Ordu futbolunun sembolüydü. Rakip kalecileri korkutan, takımdaki arkadaşlarına güç veren büyük bir Kaptandı. Orduspor’un temelini yetiştirdiği İdman yurdu amatör takımıyla atan, Orduspor’un kuruluşunu şahsi sempatisiyle sağlayan unutulmaz bir yöneticiydi. Ordu yetiştirdiği en renkli ve en heyecanlı çok güzel bir evladıydı. Kara Ali, Spor Yıldızı’nın hayatta olduğu zamanlar kulübün maskotu olarak ufak tefek toparlak minnacık cüssesiyle spora başlamıştı. Ta küçük yaştan beri büyüklerine hürmet küçüklerine sevgi göstermeyi bilen enerjik, kadirbilir bir kişiydi.

Ataoğullarından olan rahmetli Ali Ataoğlu, 1945 yılında tahsilini İstanbul’da Taksim Lisesinde yapmıştı. Kara Ali aynı zamanda Anadoluhisar takımının as futbolcularındandı. Ali Ataoğlu, İstanbul’da kendi çapında isim yapmış golcü bir futbolcuydu. Zamanında arkasından ‘Haydi Kara Alia’ diye bağıran İstanbullu hayranları vardı. O Kara Ali ki, topa yıllarca hükmetmiş, Ordu’da, Trabzon’da ve İstanbul’da oynadığı futbolla ses getirmişti. Sağ ve sol şutlarıyla ağları dalgalandırır, kısa boyuna rağmen güçlü fiziğiyle rakiplerine zor anlar yaşatırdı. Kara Ali, eski Spor yıldızı ve Gençler Yurdu kulüplerinin kapatıldıktan sonra Ordu Vilayetinde sporun yeniden ihyasında ve bugünkü birkaç kulübün tekrar meydana gelmesinde öncü bir spor lideriydi. Yalnız sporda değil, Kara Ali, sanatta, samimiyette, arkadaşlıkta, kardeşlikte, insanlıkta, sosyal hayatta hep on numara idi.

Ali Ataoğlu, naam-ı diğer Kara Ali, Spor Yıldızı formasıyla (1941)

İstanbulspor’da, daha sonra da Anadoluhisarı’nda forma giyen Ali Ataoğlu (Kara Ali), Ordu’ya döndükten bir süre sonra kendisinin de forma giydiği Spor Yıldızı takımını kurdu. Karaali, Ordu’da İdman yurdunun kurucularından ve İdman yurdunun bütün kulüplere örnek olacak şekilde meydana getirenlerdendi. İdman Yurdu Kulübünün Başkanı, antrenörü ve futbolcusu olan Ali Ataoğlu, Ordu şehrinin sporunda iyi bir mevki işgal ediyordu. Karaali, İdman yurdu kulübün başarısı için maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan çekinmeden, gençleri bağrına basarak, canla başla çalışarak gerek sosyal, gerek spor bakımından her vakit övünülecek işler yapmıştı.

Beden Terbiyesi İl Müdürü Ali Ataoğlu ve Arkadaşları

Kara Ali, futbolda kabiliyetli olan amatör gençleri daima İdman Yurdu kulübüne kazandırmıştır. İdmanyurdu kulübünün alt yapısını oluşturduğu bu gençlere ayrıca uzun nutuklar çekerek spor seciyesini öğretmiş ve gençlere rehber olmuş örnek bir kişidir.

Karaali, aynı zamanda futbol sahalarının gülü ve neşesiydi. O sahaya çıktığı zaman onun kendine has olan asabi hareketlerini görmek, onu kızdırmak, onun bazen anlaşılamayacak derecede kelimelerin başını gözünü parçalaya parçalaya çabuk çabuk konuşmasına, gerek seyirciler gerek onu sevenler kahkahalar içinde alkış tufanına tutarlardı. İdmanyurdu maçlarında taraftarlar Kara Ali’yi kızdırmak için çeşitli manileri tempolu bir şekilde söylerlerdi “Olacak İdman olacak, Goller sana olacak, Çok böbürlenme Kara Ali, Takımda şampiyon olacak” şeklindeki tezahürat yaparak, Kara Ali’yi kızdırırlardı.
Ali Ataoğlu, Ordu’da her zaman sporcuların abisiydi. Orduspor’un kurulması için üstün gayret gösteriyordu. Ali Ataoğlu, 1966 yılında Ordu’da Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü yaptığı dönemde Ordu Bölgesi Genç Karması, Türkiye Şampiyonasında finallere kadar yükselmiş, Mersin’de yapılan son final maçında ise, aralarında ünlü futbolcuların da bulunduğu Ankara Genç Karmasına 1-0 yenilmiş olsa da ikinci olmuştu.

Ali Ataoğlu, 19 Eylül Stadyumu’nda Orduspor’un ilk maçında sahada (1967)

Futbol Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak, Kara Ali’ye, Orduspor’u Türkiye İkinci Ligi’nde görmek istediğini ve gerekenin hemen yapılmasını rica etmişti. Formalite işlemlerinden sonra, kuruluş için geçen süreçte çok sıkıntılar yaşandı.

Özellikle maddi yetersizlikler. Aynı zamanda Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Ali Ataoğlu, bankadan şahsi kredi alıp Orduspor için kullandığını pek az insan biliyor. Halk Eğitim Merkezi’nde bir araya gelen Ordugücü, Karadeniz İdman Yurdu, Yolaçspor, 19 Eylül ve Ocakspor Kulübü yöneticileri bu oluşum sürecinde birleşme kararı aldılar ve Orduspor’un temelleri böylece atılmış oldu. Renk ve amblem konusunda uzun süren tartışmalar sonrasında mor-beyaz renkler ve fındık amblemi üzerinde anlaşmaya varıldı. Mor ihtirası, beyaz ise başarı ve yüz akını temsil ediyordu.

Ali Ataoğlu ve arkadaşları, Orduspor’un kuruluş konuşmasını yapan Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak’la beraber (1967)

8 Mart 1967 Çarşamba toplanan Orduspor geçici yönetim Kurulu, kendi aralarında görev dağılımı yaptı. Devlet memuru olduğu için kulüp başkanlığı yapamayan Ali Ataoğlu yerine Orduspor Kulübü’nün ilk başkanı, İş adamı İbrahim Köksal olmuştu.

Orduspor’un efsane oyuncusu Pele Erol (Aydoğdu) Kara Ali’yi şöyle özetliyordu. “…Ordu’da futbolun duayeni denilen Ali Ataoğlu ve arkadaşları futboldan hiç birşey almadılar, ama hep verdiler. Onların özverileriyle bugünkü Orduspor kuruldu. Ordu’dan Eskişehir’e Vali olarak atanan Mustafa Karaer, Ali Ataoğlu’nun jübile maçı için o yıllarda Türk futbolunda fırtına gibi esen Eskişehirspor’u Ordu’ya getirmişti. Ali Ataoğlu jübilesinden aldığı parayla Eskişehirspor kafilesini Ordu’da cebinden de para katarak üç gün üç gece misafir etti. “Ben para için değil, Ordu için varım” derdi. Ali Ataoğlu hep bizim başımızda ve yanımızdaydı ve Ordu için üstün gayret gösteriyordu. Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, Orduspor’un kuruluşuna Ali Ataoğlu’nun ona gönderdiği mektuptan sonra karar vermişti…“

Milliyet Gazetesi (9 Mayıs 1964)

Fenerbahçe’nin unutulmaz futbolcusu Lefter Küçükandonyadis, 1964 yılında yazarlık yaptığı Tercüman Gazetesinde “Kara Ali” için şunları yazıyordu.”… İdman Yurdu Kulübü reisi Ali Ataoğlu, Ordu şehrinin sporunda iyi bir mevki işgal ediyor. Her telden çalışıyor. Kulüp reisi, antrenör ve futbolcu. Bunların hepsi de adamın boyundan büyük işler. Hele Ali’nin boyunu görünce iş büsbütün değişiyor. Ali Bey 1.60 cm civarında fakat topaç gibi. İnsan üç karpuzu birden nasıl bir koltuğa sığdırdığına hayret ediyor ama Ali bu işi beceriyor işte. Ali’den bu derece yakından bahsetmemin sebebi var. Ali İstanbul’da kendi çapında isim yapmış bir futbolcu. Zamanında arkasından ‘Haydi Kara Alia’ diye bağıran İstanbullu hayranları varmış. Arkadaşım Necati Karakaya Ordu’dan ayrıldıktan sonra Ali’nin bir hikayesini anlattı. Ben de, Ordu’nun medarı iftiharı olmuş Ali’nin bu hikayesini onun hemşerilerine anlatmak istiyorum.

Ali Ataoğlu 1945 yılında tahsilini İstanbul’da Taksim Lisesinde yapmış. Necati Karakaya onun sınıf arkadaşı imiş. Ali aynı zamanda Anadoluhisar takımının as futbolcularındanmış. O zaman liseler arası karşılaşmalarının büyük ehemmiyeti vardı. Haydarpaşa, Taksim, Boğaziçi, Galatasaray Lisesi maçları gayet çekişmeli olurdu. Hemen hemen devrin şöhretleri bu mekteplerde okuduklarından her bir takım bir lig takımı kadar kuvvet arz ederdi. Mesela Boğaziçi takımında şu şöhretler yer almaktaydı: Mehmet Ali, Selahattin, Süreyya, Samim, Yavuz. Öbür takımların futbolcuları da bunlardan aşağı kalmazdı.

Taksim Lisesi, Boğaziçi arasında umumi bir rekabet varmış. Bir final maçında Taksim kalecisi halen hakemlik yapmakta olan Turan Alsaç sakatlandığından, yerine tecrübesiz bir kaleci konmuş. İşte Taksimliler maça bu hava içerisinde çıkmışlar. Fakat Taksimlilerin büyük bir ümidi varmış: Kara Ali şahlanacak, takımı sürükleyecek, ama Ali’ye bunu telkin edememişler. Fakat bir şişe likör her şeyi hal edivermiş. Sınıf arkadaşları: “Aslan gibi olacaksın” diyerek Ali’ye şişeyi yuvarlatıvermiş. Maçın ilk dakikasında Taksim bir gol atınca Ali şahlanmış, takım şahlanmış. Kara Ali, Mehmet Ali’yi felce uğratmış ama bu 88 dakika devam etmiş. Süreyya iki dakikada iki gol atarak takımını 2-1 galip duruma yükseltmiş.
Şimdi Ali bu yolları iyi biliyordur. Kulüp reisi ve antrenör olarak dikkat et Alicim. Takım arkadaşların ve futbolcu Ali’ye dikkat et, çaktırmadan içki içmesinler. Sonra aldığınız maçı iki dakikada verirsiniz…”

Orduspor Kulübü’nün 2017 yılında yıkılan tesislerinde yer alan Gençlik Geliştirme Merkezi’nin girişinde bir zamanlar Ali Ataoğlu’nun fotoğrafı ve bu sözü yer alıyordu.

Kara Ali ve arkadaşlarının kurdukları, yaşattıkları Orduspor’a ve Ordu’ya hizmetleri, emekleri çok geçmiştir. Orduspor’un profesyonel liglerde fırtına gibi estiği tatlı yıllardan sonra bugün artık yolun sonuna mı geldik? Bunu zaman gösterecek. Ama bir gerçek var, Kara Ali ve arkadaşları futboldan hiç birşey almadılar, fedakârlık yaptılar, hep verdiler. O yüzden bugünkü sporseverler ve genç kuşaklar da Ali Ataoğlu ve arkadaşlarını tanımalı ve unutmamalı, onun gibilerin adı daima yaşatılmalılar. Bir futbol sevdalısı olarak Ordu futboluna katkılarıyla efsaneleşen ve Orduspor’un temelini de atan Kara Ali’yi saygı ve minnetle anıyorum. Allah rahmet etsin, daima nur içinde yatsın. Mekanı Cennet olsun!…

NAİM GÜNEY / MemleketOrdu.Net

Paylaş
Önceki İçerik1883 Yangını ve Ordu Şehrinin Yeniden Kurulması
Sonraki İçerik“Bu Kış Beni Sen Giydir”
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.