Ordu’nun badallı dik sokakları

0

Ordu’nun Boztepe eteklerindeki Taşbaşı, Zaferimilli ve Aziziye mahallesinde bazı sokaklara halen merdivenle çıkılır, biliyor musunuz? Ordu’lu büyüklerimiz, eskiden bu merdivenlere “Badal” derlerdi, işte bu “Badallı” dik sokakları şimdiki neslin çoğu bilmez.
Peki, o zaman, kireç taşlarından yonulu merdivenlerden ibaret bu yollarda kaç basamak olduğunu bilen hiç kimse var mı?

Denizden Boztepe’nin eteklerine doğru dikkatlice bakıldığında bu dik basamaklar beyaz bir çizgi gibi görünürler. Dar merdivenlerin iki tarafında bağdadi sıvalı iki üç katlı bahçeli evler, taş, ahşap, kireç boyalı olarak yan yana sıralanır. Bundan yüz yıl önce taştan yapılmış bu tarihi merdivenler hala sapasağlam duruyor, ama son zamanlarda alt yapı gerekçesiyle çok eziyet görüp tahrip de oldular.

Eskiden Taşbaşı’nda ve Zaferimilli mahallesinde ilkokulu bitirenler için bu mahallelerde henüz bir ortaokul yoktu. Taşbaşı, Aziziye ve Zaferimilli mahallelerinin gençleri dar ve dik yollarda yürüdükten sonra dik merdivenlerden kestirme olarak Hamam düzüne yeni yapılan Merkez Ortaokuluna kadar hızlıca giderlerdi.
Ordu’nun öyle çok sert bir iklimi yoktu ancak bazı yıllarda kışın oldukça çok fazla kar yağardı. Okullar eskiden kar yağışlı ve soğuk günlerde bile açık olurdu. Eski talebeler ilkokuldan liseye kadar bir kez bile kar tatili olduğunu görmeden okulu bitirirlerdi. Karlı havalarda o sokaklardaki kaygan merdivenlerde yürümek ise iyice zorlaşırdı. Ama yine de talebeler dize kadar yağan karlara bata çıka okula giderdi.
Ordu’da sokak merdivenleri bir zamanlar yaşamın bir parçası idi. Merdivenlerde hızla çıkanlar bir süre sonra olduğu yere çökerlerdi. Merdivenleri çıkanların veya inenlerin basamakları saymaları pek makbul sayılmazdı. Ama mahallenin afacan çocukları ise merdivenleri çıkarken saymayı eğlenceli görürler ve çok severlerdi.

Yukarı doğru badalları çıkmak, aşağı doğru inmekten çok daha yorucu idi. Hele ellerinde yükü olan yaşlılar birkaç basamakta bir durup, derin derin nefes alır, terini siler ve basamakları dinlenerek çıkmaya devam ederlerdi. Nefesi tıkanan bazı yaşlıları kenarda gölgede otururken çok görmüşüzdür. Kışın karda buzda basamaklardan hızlıca inerken kayarak bacağını, kalçasını kıranlar ise hiç eksik olmazdı. Ama yine de Ordu’nun dik merdivenli sokaklarını biz çok severdik.

Artık günümüzde uydu kentlerde, beton apartmanlarda yaşar olduk. Geniş caddelerimiz düzgün ve asfalt yollarımız, toplu taşıtlarımız, özel araçlarımız var. Ama her şeyin başının refah olmadığını bir gün mutlaka anlayacağız, ama iş işten çoktan geçmiş olacak. O zaman kültür değerlerinin dik ve dar sokakların, merdivenli yolların, bağdadi sıvalı ve kireç boyalı bahçeli evlerimizin ne demeye geldiğini anlayacağız. Oturup da bir Ordu kenti için bu adamın neden böylesine bir yazı yazdığını ilerde daha net anlayacağız.

NAİM GÜNEY

Paylaş
Önceki İçerikBir Doğa Harikası: Perşembe Yaylası
Sonraki İçerikTEDES yeniden geliyor !
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.