Ordu Seçimlerinin Unutulmaz İsmi “Halil Tekkaya”

0
Demokrasinin, yurttaşlık bilincinin günlük hayata yansıması olan mahalli ve genel seçimler aynı zamanda hayatımızda bir renktir. Seçim süreçlerinde unutulmaz olaylar, efsaneler ve renkli kişiler üretilir. Eski seçim yıllarında Ordu’da yaşanan renkli olayların yaratıcısı olan bazı unutamadığımız kişilerde aramızdan geldi ve geçti. Bu renkli ve unutulmaz kişilerden birisi de Ordu ilinin yenilgiden bıkmaz bir bağımsız Millet Vekili aday adayı idi. Adı “Halil Tekkaya” idi. Onun her konuşması meydanları doldurur, dinleyenleri gülmekten kırardı.
1954 yılından beri Eskipazar Köyü’nden Ordu’ya gelip yapılan tüm genel seçimlerde her dönem bağımsız milletvekilliğine adaylığını koyan, fanatik Milletvekili adayı olarak bilinen dört çocuk, 40 torun sahibi, Atatürk aşığı, Halil Tekkaya adaylık müracaatı için gerekli parasını ahırdaki son ineğini satarak sağlayabilmişti. 1998 yılında yapılacak seçimlere yine bağımsız olarak adaylığını koymak istemişti ama olmamıştı. Halil Tekkaya, Tansu Çiller’in başbakan olduğu dönemde ‘‘Kıratın üzerinde bir avrat ve peşinde 450 kavat’’ dediği için yargılanmıştı. Yargılama sırasında Halil Tekkaya 1994 seçimleri öncesi Meclise 450 k…t yetmiyor, k…t sayısı 550’ye çıktı.” dediği için Ordu Cumhuriyet Savcılığı hakkında dava açmıştı.

Halil Tekkaya ulusal basına verdiği demeçlerde “ Ben bugünde bu iddialarımı tekrarlıyorum. Kimseden korkum yok. Atatürk’ten başka devlet adamı tanımam” Milletvekillerinin Büyük Türkiye’yi Amerika’ya ipotek yaptığını iddia eden Tekkaya ulusal basına şöyle açıklıyordu. “Ben bugün milletvekili olsam, bütün gücümle vilayet için çalışırım. Ordu’da doğru dürüst fabrika yok, liman yok, Üniversite yok bütün bu eksiklikleri gidermek için her çabayı gösterirdim.”
Halil Tekkaya anlatılmak bitmezdi. Mesela onlardan birisi de şu şekildeydi. 28 Eylül 1973 tarihinde Adalet Partisi Genel Başkanı genel seçimde oy istemek için Ordu’ya mitinge gelmişti. Bütün ulusal basın ve medya onu takip ediyordu. Süleyman Demirel renkli konuşmaları esprileri ve rahat tavırlarıyla seçim meydanlarında halkın sevgi ve sempatisini kazanmış bir siyasetçi idi. Ama Ordu’da miting meydanına geldiğinde Süleyman Demirel’den daha çok dikkat çekecek bir kişi karşısında yüksekçe bir dama çıkmış, ortalığı karıştırmış, hesapları bozmuştu.
Bu toplantı, A.P. Genel Başkanı Süleyman Demirel için oldukça can sıkıcı olaylarla geçecekti. Demirel konuşmaya başlamıştı. Bir müddet sonra tam halka hitap ederken mikrofon bozulmuştu. Kimine göre mikrofona bağlanan kablo kasten kesilmişti.

Bir müddet sonra, çıplak vücudunu saran bir peştamal üstüne adını ve sıfatını yazdırmış olan Halil Tekkaya, davul zurna eşliğinde meydanı ağır ağır yararak ilerliyordu. Biraz sonra meydanın öte yanında Ordu’nun bağımsız milletvekili adayı Halil Tekkaya, bir apartmanın yüksekçe damına çıkmıştı. Süleyman Demirel’i dinlemeğe gelen kalabalıklar onun bulunduğu kürsüye arkasını dönüp Tekkaya’nın yanına gitmeye başlamıştı.
Bir kahvede çay ocağında ocakçılık yapan Halil Tekkaya, 1968’de milletvekili seçimini kazandığını ancak seçim kurulunda hile yapıldığı için milletvekili olamadığı da iddia ediliyordu. 1968 yılındaki genel seçimlere bağımsız olarak katılmış ve 7000 geçerli oy sağlamıştı. Tekkaya’nın 4000 oyu da geçersiz olarak iptal edilmişti.
Süleyman Demirel, meydanda konuşmaya başladığında Halil Tekkaya’da çıktığı damdan izin almadan nutuk atmaya başlamıştı. Tekkaya meydandan duyulacak şekilde şunları söylemeye başlamıştı. ”Sayın Ordulular, ben sizin köpeğiniz olmaya adayım. Şimdiye kadar hep efendilerinizi seçtiniz. Onlar size ne yaptı ki? Beni seçerseniz bende bir şey yapamam amma, öteki seçtiklerinizin Ankara’da ne yaptıklarını kontrol eder, gelir bir bir size anlatırım. Sizin sadık bir köpeğiniz gibi size yardım ederim. Bir tazı gibi de onları Ankara’da takip ederim. Hem ben fakir bir adamın tekiyim. Aldığım paranın beş yüz lirasıyla geçinirim. Gerisini hep size ikram ederim. İsteyen gelsin, milletvekili maaşı bitene kadar çay içsin, kahve içsin, yemek yesin benden.”

Dam üstünde konuşan Halil Tekkaya’ya mitingde bulunanlar, ”Yaşa Varol ”diye alkışlarken, polisler yanına kadar çıkıverip, Ordu Milletvekili adayı Halil Tekkaya’yı yaka paça zorla o bulunduğu evin damından aşağı indirmişti. Polis, Tekkaya’yı miting meydanından uzaklaştırırken, “Haydi, Tekkaya’nın peşinden gidelim.” Diyen kişilerin çağrısına katılan büyükçe kalabalık bir gurupta “Haydi bastır, Tekkaya” diyerek tezahüratta bulunmaya başlamışlardı. Demirel’in mitinginden ayrılarak kopan guruplar olduğunu ve meydanın boşaldığını gören Demirel’de konuşmasını bitirip, aracıyla miting alanından uzaklaşmıştı. Demirel gittikten bir müddet sonra “Sevgili seçmenleri” Halil Tekkaya’yı meydana bir zafer kazanmış komutan edasıyla omuzlarda tekrar geri getirmişlerdi. Demirel’in terk ettiği kürsüye çıktığında “ Tık tık Tekkaya, Tekkaya Ankara’ya “ inlemesi meşhurdu.
Ordu’da elinde Türk bayrağı ile gezmesiyle ünlü simalarından olan Halil Tekkaya, söylediği sözler ile birçok kez başı derde girmiş ve mahkemelik olmuştu. Tekkaya bu dönemlerde basına yaptığı konuşmalarda, “Ömrüm yeterse bir dahaki milletvekili seçimlerinde karşılarına dikileceğim. Meclis’e bakıyorum tüm milletvekilleri tüccar, mühendis, avukat ve doktor. Meclis’e çoban, esnaf, muhtar, vatandaş gönderemiyoruz. Seçmen şaşkın. Hükümetin başına Ecevit geldi. Kendisini severim ama bakalım hırsızlık, soygun, hayat pahalılığını kaldırabilecek mi? Yapamaz. Ben cumhurbaşkanlığı seçimine gireceğim ve seçildiğim takdirde vatan, millet, bayrak, ilim, adalet, ancak, demokrasi nedir, tek tek hesap soracağım.” gibi sözler söylüyordu. Benzer bir olayı da Ünye’de yaşanmıştı. Ünye’de, ardı ardına bu kez iki bağımsız adayın konuşması vardı. Önce bağımsız aday Fatsa’lı nüktedan gazeteci İsmail Hanikaz hoca konuşacak, ardından Halil Tekkaya konuşacaktı. İkisi de birbirinden üstün karizma sahibiydiler.

İsmail Hanikaz konuşmaya başladıktan bir süre sonra, tıpkı Ordu’daki gibi Halil Tekkaya davul zurnayla meydana girmişti. Halil Tekkaya diğer adayın meydandaki konuşması bitmeden konuşmaya başlaması yasak olmasına rağmen yasağı hiç kale almadan meydandaki kalabalıkları yara yara ileleiyordu. Kavak dibinde hazırlattığı kürsüye çıkıp “ Sayın seçmenlerim” diye konuşmasına açış yapmıştı. Biraz sonra herkes kavak dibine Halil Tekkaya’nın yanına koşmaya başlayınca İsmail Hanikaz’ın çevresi hızla boşalmıştı.
O da, birkaç kez konuşmasını keserek: “Ula nereye! Ula nereye! “demesine rağmen kalabalıklar hiç tınmadı ve İsmail Hanikaz baktı ki Kimse kendisini dinlemeyecek: Ula ananızın a….na kadar yolunuz var. Deha! Defolun gidin” diye bangır- bangır hoparlörden bağırınca meydanın yarısını doldurmuş olan kadınlar dâhil, kimse bu sövgüyü üstüne alınmadı. Halil Tekkaya dâhil herkes kasıklarını tuta-tuta dakikalarca gülmüştü.

1994 seçimleri öncesi TBMM’ye hakaret ettiği gerekçesiyle Cumhuriyet savcılığı tarafından hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde 91 yaşında dava açılan Halil Tekkaya son yıllarında Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde müşahede altında tutulmuştu. Tekkaya, 1999 senesinde yapılan milletvekili seçimlerine çok istemesine rağmen girmemişti.
Her seçimde bağımsız milletvekili adayı olan Halil Tekkaya, en sonunda bir tarla sınırı tartışması yüzünden Eskipazar köyünden komşusu Kemal Akgül tarafından baltayla öldürülerek renkli bir sima da tarihe gömülmüştü.
Yazan: Naim Güney
Paylaş
Önceki İçerikNerede O Eski Bayramlar…
Sonraki İçerikOrdu’dan Doğan Lezzet İstanbul’da
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.