Ordu İlinde Köy Bayramı

1930’lu yıllarda kırsal nüfusun kent nüfusuna oranı oldukça yüksekti. Halkın büyük çoğunluğu köylerde yaşıyordu. Ancak köyler, Osmanlı devleti döneminde uzun süren savaşlar imkânsızlıklar nedeniyle ihmal edilmişti. Köylerin, köprü, su, yol, okul gibi en temel ihtiyaçları dahi karşılanamıyordu.

0
O yılları yaşayanlar Ordu’dan Çambaşı’na gitmek için kullandıkları yolda karşılarına çıkan Melet Deresi’nden geçemediklerini anlatıyor. Günlerce suların çekilmesini beklediklerini, kelek denilen sallarla karşıya geçtiklerini, bu arada suya kapılıp boğulan kişiler olduğunu belirtiyorlar.
Cumhuriyet, Osmanlı’dan geri kalmış bir toplumsal yapı, ihmal edilmiş köyler ve şehirler devraldı. Ordu’da köylerde doktoru bulmak bir kenara en basit ilaçlar dahi temin edilemiyor, en basit hastalıklar insanların ölümüne yol açıyordu. Verem, sıtma en çok görülen hastalıklardı. İnsanlar tanımlanamayan hastalıklar sonucu aniden ölüyor ve bu durum halk arasında “hüccetten öldü” şeklinde konuşuluyordu. Yani “birden bire öldü” deniliyor, ölüm sebebi dahi bilinemiyordu.
İşte bu koşullardan 1930’lu yıllarda köye yönelik çalışmalar hız kazanmış, köyün ve köylünün sorunları belirlenmiş, belirlenen bu sorunlara çözüm yolları üretilmeye çalışılmıştır. Birçok dere üzerine köprü yapılmış, yollar açılmış, köyler okul ve öğretmenlere tanıştırılmıştır.
Yapılan bu çalışmalar köylülerin katkıları sonucu gerçekleştiriliyordu. Köyün kalkındırılması bir dava haline dönüştürülmüş, yapılan işler bir tören havasına sokulmuştur. Yol çalışmaları yapan köylüleri Ordu’dan gelen okumuş-yazmış kişiler ziyaret ediyor, davul zurnayla coşku yükseltiliyordu.
Ordu Yol ve Bayındırlık Birliği Genel Kurulu 18 Kasım 1936 tarihinde toplanarak Köy Kanunu’nun 18 Mart 1924’te TBMM’nce kabul edilmesinin yıl dönümünü,  her yıl köylü bayramı olarak kutlanması kararını aldı.
Bu karar sonucu 18 Mart 1937’de Ordu’da ilk köy bayramı kutlanmıştı. Köy Bayramı kutlaması milli bayram coşkusunda yapılıyor, bu vesileyle resmi erkân köyleri ziyaret ediyordu. 1937 yılında yapılan Köy Bayramı “Ordu İlinde Birinci Köy Bayramı” adıyla kitap haline getirilip basılmıştı.
Ordu ilinde Birinci Köy Bayramı adlı eserde Köy kanunu izah edilmekte, önemli maddeleri üzerinde durularak vatandaşlar bu konuda bilgilendiriliyordu. Cumhuriyetle birlikte köylerimizin yüzyıllarca kendisinden esirgenen haklara sahip oldukları anlatılıyor, köyü kalkındırmak için yapılması gereken işler sıralanıyordu.
Köy Kanunu’nda köylünün hakları yanında ödevleri de gösterilmiştir. Kanuna göre köylünün yapacağı işler yapılması mecburi işler ve yapılması köylünün isteğine bağlı olan işler olarak ikiye ayrılmıştı.
Kanunla köylünün yapmak zorunda olduğu işler arasında, sıtma hastalığıyla mücadele kapsamında köydeki su birikintilerini kurutmak da vardı. Köye kapalı yoldan içilecek su getirilmesi ve çeşme yapılması, köyün her evinin üstü kapalı ve kuyulu veya lağımlı bir helasının olması mecburi işlerden sayılıyordu.
Evlerle ahırların bir duvarla birbirinden ayrılması, pis suların sokağa dökülmemesi, sakakların temiz tutulması, çeşme, kuyu ve pınarların yakınlarına gübre vesaire atılmaması, köyün bir başından öbür başına çaprazlama iki yol açılması köyün ortasında veya kenarında bir meydan yapılması öneriliyordu.
Köy meydanında İhtiyar Heyeti için bir yer ayrılması, otomobil geçen bir köy ise bir konukevi yapılması, okul açılması, bataklıklara ve mezarlıklara ağaç dikilmesi, köy yollarını onarılması isteniyordu. Köy adına çoban tutulması, hendeklerin üzerine köprü kurulması, köyde hastalık çıkması durumda hükümete haber verilmesi de kanunla düzenleniyordu. Bunun dışında ziraat için zararlı hayvanların avlanması, devlet parasının değerinden aşağıya kullanılmaması, sağlığa zararlı şeyler satılmaması, mahkeme çağrılarına da zamanında gelinmesi isteniyordu.
Ordu Yol ve Bayındırlık Birliği Genel Kurulunda Köy Bayramı kutlamasının nasıl yapılacağı da düzenlenmişti. Buna göre bütün köylüler, köyde oturan öğretmen ve memur köyün Cumhuriyet alanında toplanacak, öğretmen ve öğrenciler tarafından İstiklal Marşı ve Cumhuriyet marşları söylenecek, bu marşların köylüler tarafından öğrenilmesi sağlanacaktı. Muhtar tarafından Köylü Bayramı’nın kutlanma nedeni açıklanacak, konuyla ilgili konuşmak isteyenlere söz hakkı verilecekti. Törene ait fotoğraflar çekilecek, milli oyunlar, yarışmalar, pehlivan güreşleri düzenlenecekti.
1938 yılında yayınlanan “Ordu İlinde Birinci Köy Bayramı 18 Mart 1937” adlı çalışma, yapılan Köy Bayramı’nı ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Kitapta “Köylü Bayramı” adlı yazıda özetle şunlar ifade edilmektedir;
“Milletimizin çoğunluğunu oluşturan köylüler, bu ülkenin dağı, taşı, havası ve suyudur. Yurdu onsuz düşünmek gören göz ve düşünen baş için mümkün değildir. Atatürk, köyü ele aldığı zaman köylünün sıtma sarısı yüzü güldü.”
18 Mart 1937 tarihinde kutlanılan bayrama Ordu Halkevi üyeleri çok etkin bir şekilde katılmıştı. Bu durumu kitaptan şu şekilde izliyoruz;
“Ordu Halkevi’nin Türk ve Parti bayrakları ve defne dalları ile süslenen binası önünde şehrin bütün otomobilleri harekete hazır bekliyor. Halkevi’nin denize bakan tarafında evin bandosu motorlara taşınıyor… Halkevinin yeşil yapraklarla bürünen kapısında sayın vali ve parti başkanı Bay Baran’ın mesut ve gülümseyen yüzü görünüyor. Onu genç halkevliler takip ediyor… Vali Bay Baran’ın nezdinde Yalıköy’e gidecekler. Halkevi bandosunun çaldığı güzel parçalar arasında denize açılıyorlar…
Motorları yolcu ettikten 5 dakika sonra bütün otomobiller dolmuştur. Her biri başka istikamete ilerleyen otomobilleri, halk içinden gelen bir istekle alkışlıyor… O köylerden birisine gidiyoruz. O günkü köylüler ne kadar da değişmiş. En yoksul olanların bile üzerinde yeni bir şeyler var. Bir kasket, bir ceket, hiç değilse omzuna attığı oyalı bir mendille kıyafetini değiştirmiş.
Bayraklarla süslenen kürsüde genç bir halkevli köylüyü selamlayarak söylevine başlıyor. Kısa bir otomobil yolculuğundan sonra aynı coşkunluk içinde bayramlarını kutlayan başka bir köydeyiz. Burası Burhanettin Köyüdür. Ortada gördüğünüz Ordu Halkevi’nin Başkanı mühendis Arif Hikmet Onat’tır.”
1937 yılında Ordu ilinde 1. Köy Bayramı Fatsa, Ünye, Mesudiye, Gölköy gibi ilçelerde kutlanmış buralara bağlı nahiye ve köylerde de bayram coşkusu yaşanmıştır. Ünye Tekkiraz, Korgan, Mesudiye Yavadı, Rösbene, Eskidir, Yukarıfalcada köylüleri de Köy Bayramı kutlamasında bulunmuşlardır. Uzunisa, Teyneli, Delikkaya, Eyüplü köyleri, Kabadüz nahiyesi; Eldirek, Kuylu, Yokuşdibi, Gerce, Mahmutören ve Başköy köyleri, Ulubey nahiyesi; Bahattin, Işıklar köyleri; Bolaman nahiyesi; Laleli köyü de bayramın kutlandığı diğer köylerdi.
Bu nahiye ve köylerde yapılan törenlerde konuşmaların neredeyse tamamında Ordu Valisi Bekir Baran’dan övgüyle bahsedilmişti. Buna bir örnek vermek gerekirse Yalıköy Başöğretmeni Burhan Handan yaptığı konuşmada şöyle demiştir;
“Yanık ve esmer yüzü, olgun bir buğday başağına benzeyen köycü ilbayım! Sen olgun bir Atatürk çocuğusun İlbayım. Öyle olgun öyle dolgun ki Atatürk ülküsüne gözlerini ve gönüllerini bağlayanlar seni kendilerine örnek yapabilirler.”
Köy Bayramı kutlamalarında dikkati çeken bir başka husus ise her bölgede bayram kutlama komitelerince Ankara’ya, Atatürk’e, İnönü’ye, TBMM Başkanlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na, Başbakan Celal Bayar’a ve Milletvekillerine telgraflar çekilmesidir. Yapılan bayram kutlamasını tüm ileri gelenlere duyurma gayreti göze çarpmaktadır. Zaten Bekir Baran’ın Ordu Valiliği süresince yapılan bütün törenler, çalışmalar, toplantılar basılan kitaplar vesilesiyle CHP ileri gelenlerine duyurulmuştur.
1937 yılında Ordu Valisi Bekir Sami Baran’ın öncülüğünde neredeyse ilin tamamında kutlaması yapılan Köy Bayramı Uzunisa bucağında da iyi bir hazırlık ve katılımla gerçekleştirilmişti. Uzunisa’da ilkokulun önünde büyük Atatürk fotoğrafları ile zafer takları oluşturulmuştu. Okul binasının içi ve dışı Türk bayraklarıyla süslenmişti. Cumhuriyet alanının ortasına bir kürsü yerleştirilmişti. Nahiye müdürü Nizamettin Tomruk başkanlığını yaptığı ve diğer köy muhtarları ile öğretmenlerden oluşan heyet Uzunisa muhtarı Temel Sağra’yı ziyaret ederek onun şahsında bütün köylülerin bayramını kutlamışlardı.
İstiklal Marşı ve Onucu Yıl Marşı söylendikten sonra kürsüye Uzunida’da çıkan Güzel Ordu gazetesinin sahibi ve başyazarı Bilal Köyden bir konuşma yapmıştı. Ardından nahiye müdürü Nizamettin Tomruk ve CHP nahiye başkanı İsmail Çol bir konuşma yapmış, öğretmen Efser Tomruk, Bilal Köyden tarafından yazılan bir şiiri okumuştu. Program daha sonra milli oyunlar, güreşlerle devam etmiş akşam saatlerine kadar bayram coşkusu sürmüştü.
Ordu ilinde Köy Bayramı kutlanması konusunda ilerleyen yıllarda da çalışma yapılmıştır. Örneğin 1945 yılında 18 Mart Pazar günü Köy Kanunu’nun 21. yıldönümü münasebetiyle Ordu Halkevi, Uzunisa bucağında bir Köylü Bayramı düzenlemiştir. Bayrama şehirden gelen Halkevliler de katılmışlardır.
Açıkçası Türkiye’de Köy Bayramı adıyla bir bayram kutlamasının yapıldığına dair bir bilgi ya da belge ile bugüne kadar karşılaşmadım. 1937 yılında Ordu’da Köy Kanunu’nun kabul edildiği 18 Mart 1924 gününe atıf yapılarak bir Köy Bayramı kutlanılmış olması bana ilginç bir tarihsel olay olarak geldi. Ordu’da yapılan bu kutlama hakkında ulaştığım bilgileri derleyerek Ordu tarihine bir not düşmek istedim.

HİKMET PALA

KAYNAKÇA :
1-Ordu İlinde 1. Köy Bayramı, Gürses Basımevi, Ordu 1938
2-Güzel Ordu Gazetesi, 22 Mart 1937