Kurul Kalesi ve Kibele

1

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ilk bilimsel arkeolojik kazısı olan Kurul Kalesi kazılarında geçtiğimiz yıl çıkarılan Kibele Heykeli ile birlikte Kurul Kalesi’nin bilinirliği oldukça arttı. Ulusal ve yerel basında yer alan haberler ile de binlerce kişi Kibele Heykelini görebilmek için Kurul Kalesi’ne akın etti.

Çoğu Ordulunun bundan 10 yıl öncesine kadar kayalık diye isimlendirdiği yerden tarihi 2500 yıl öncesine dayanan bir kale çıktı. 1990 yılı başlarında Ordu Müze Müdürlüğü tarafından çevre tanzimi yapılıp tel örgü içerisine alınan Kurul Kalesi’nde 2010 yılına kadar ne bir kazı çalışması yapıldı ne de kale koruma altına alındı. Enis Ayar’ın Kurul Kalesi ile ilgili girişimleri ve gündem yaratma çabaları sonuç buldu ve 2010 yılında Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yücel Şenyurt önderliğinde kazı çalışmaları başlatıldı.

Sarp kayalıklar üzerine kurulan antik bir kale olan Kurul Kalesi deniz seviyesinden 571 metre yüksekliktedir. Kale içerisinde 420 basamakla inilen 45 derece eğimli bir dehliz ve su sarnıcı bulunmaktadır. Yapılan kazılar sonrası kalenin M.Ö 1. yy’a tarihlendiği ve Helenistik dönemin sonlarına doğru Anadolu’daki önemli siyasi güçlerden biri olan Pontus Krallığının en büyük Kralı olan 6. Mithridates döneminde yapıldığı ortaya çıkarılmıştır. Kalenin daha çok askeri ve dini amaçla kullanıldığı ve bölgenin idari merkezi kullanıldığı düşünülüyor. Sarp ve yüksek bir kayalıkta yer alması sebebiyle hem savunmanın kolay olması hem de çevreden gelecek tehlikelerin gözlemlenmesinin daha kolay olması sebebiyle kalenin kendi döneminde önemli bir üs olduğunu söyleyebiliriz.

Tarihi 2500 yıl öncesine dayanan, kazılarda çıkan eserler ile bizi heyecanlandıran, Ordu ve Doğu Karadeniz tarihine ışık tutan Kurul Kalesi’nin 40 yıl hüküm süren 6. Mithridates döneminde en ihtişamlı zamanlarını yaşadığı, kaledeki yaşamın Romalıların güçlü bir saldırısı sonucu büyük bir yangın ile son bulduğu düşünülüyor. Yapılan kazılarda gülleler, Roma silahı olarak bilinen pyrum (mızrak ucu), çeşitli savaş aletleri, açığa çıkarılan kale kapısı ve kalenin dış duvarlarında yangın izleri bu tezi doğrular nitelikte.

Fotoğraf : Gökhan KIRCA

KİBELE

Kurul Kalesi’ndeki kazılar 2010 yılında başladı ve yapılan kazılar sonucunda kalenin henüz %30’u ortaya çıkarıldı. Bronz Apollon heykeli, seramik parçaları, değişik savaş aletleri gibi birçok tarihi eser gün yüzüne çıkarılırken geçtiğimiz kazı döneminde çıkarılan yaklaşık 200 kg ağırlığında, 110 cm yüksekliğindeki Anadolu’da yerinde bulunan ilk mermer heykel olma özelliğini taşıyan Kibele Heykeli ile kalenin bilinirliğini çok daha arttı.

Kurul Kalesi hem Ordu hem de Doğu Karadeniz turizmi açısından Karadeniz’deki turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi adına oldukça önemli bir destinasyon. Karadeniz denilince akla yayla ve doğa turizmi geliyor ama yöremizin doğal güzelliklerinin yanı sıra arkeolojik tarihinin de turizme kazandırılması ile Ordu hem doğa hem de kültür turizmi açısından cazibe merkezi haline getirilebilir.

2500 yıllık kalede kazılar devam ederken hepimizin bildiği üzere kalenin eteğinde yer alan taş ocağındaki çalışmalar da devam ediyor. 1996 yılında Kurul Kalesi ve çevresi 1. Derece arkeolojik ve doğal sit alanı ilan edilmiş ve sonrasında sit alanı içerisinde açılan taşocağının ruhsatını mahkeme iptal etmişti.  Ancak 2011 yılında taşocağını işleten şirketin açtığı dava ile mahkeme, bilirkişi raporunda taşocağının kale yerleşimini tamamen yok edebileceğini ifade edilmesine rağmen taşocağının bulunduğu alanın arkeolojik sit alanı dışına çıkarılmasını onayladı. Ve taşocağı o tarihten bu yana faaliyetlerine devam ediyor.  O tarihten bu yana Kurul’un eteklerinde her gün onlarca dinamit patlıyor.

Hukuk ağır ağır ilerlerken yukarıdaki fotoğrafta yer alan çirkin yara her geçen gün genişleyip Kale’ye daha da yakınlaşıp Kale’nin altını boşaltmaya devam ediyor.

Bu utancın en kısa zamanda bir son bulmasını, Kurul’un kültür turizmi açısından bir cazibe merkezi haline getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını dört gözle umut ediyoruz.

İBRAHİM KIRKAYA

(Fotoğraflar sosyal medyadan alınmıştır.)

1 Yorum