Çambaşı Yaylası

0

1850 metre rakımdaki Çambaşı Yaylası, Ordu’da yaz başında bile hala kar görülebilecek bir coğrafya. Çambaşı yaylası, yılın 12 ayı ulaşılabilen, bakkalı, çarşısı, pazarı, restoranları, otelleri olan, yaylaya çıkıp mis gibi havanın solunabildiği yerlerden. Özgürce dolaşan yılkı atları, buz gibi derelerini süsleyen alabalıklar, yaylada otlayan kuzular, hepsi Çambaşı yaylasının güzelliklerinden… Ayrıca Çambaşı Yaylası‘nın hemen yakınında otel ve telesiyej inşası tamamlanmak üzere olan Çambaşı Kayak Merkezi de bulunuyor.

Çambaşı Yaylası nerede ?

Çambaşı yaylası, Ordu’nun güneydoğusunda, Kabadüz ilçesinde, Giresun sınırında yer alıyor.

Ordu Çambaşı yaylası merkezi, çarşısı ve camisi

Çambaşı Yaylası‘na nasıl gidilir ?

Ordu merkezden Çambaşı yaylası 58 km, Çambaşı Kayak Merkezi 54 km. Yılın 12 ayı açık tutulan yollarda yaklaşık bir buçuk saatte yaylaya ulaşmak mümkün. Bizler yaylaya çıkarken Kabadüz’de dağ tepelerine karşı oturduğumuz Çekiçoğlu gözlemede ve Yokuşdibi’nde çam ormanları içindeki Gili Gili restoran’da mola verdik.

Çambaşı Yaylası‘nda ne yenir?

Çambaşı yaylasında otlamış yayla kuzularının lezzeti bir başka oluyor. Var olan birçok ocak başında kuzular tadılabilir. Ayrıca yaylada akan dere üzerine kurulmuş Ertaş alabalık çiftliğinde buz gibi sularda yetişmiş alabalıkların tadına bakılabilir. Benim burada yediğim alabalık sanırım şimdiye dek yediğim en iyi alabalıktı…

Ordu Çambaşı yaylasındaki yılkı atları, Kabadüz

Çambaşı Yaylası‘nda nerede konaklanır?

Çambaşı yaylasında konaklamak için birkaç otel ve pansiyon mevcut. Biz daha yeni açılmış olan Çambaşı Otel’de konakladık. Yaylanın karlı dağlarına karşı, sıcacık ve tertemiz bir odada bulunmanın tadını çıkarttık. (Ayrıntılı bilgi Çambaşı Otel: 0452 844 22 22)

Ordu Çambaşı yaylasının çarşısı

Çambaşı Yaylası‘ndan ne alınır?

Çambaşı yaylasının minik çarşında dolaşıp yöresel ürünler satan minik dükkanlara göz atmaya bayıldım. Yöresel bal, yumurta, yöre koyunların sütlerinden yayla peynirleri. Deri tulum içinde bekletilmiş koyun peynirinden ve daha tazesinden aldım. Her ikisi de birer sanat eseri, hiç kokusuz ve kaymak gibiydi…

Yazan: Embiye Ülgen