Bir Zamanlar Ordu’da “Un Kapanları” Vardı

0
Bir Çarşamba günü Ordu Tahıl Pazarı
Osmanlı döneminde büyük şehirlerde özellikle zahire türünden ihtiyaç maddelerinin toptan alınıp satıldığı yer olan “Kapan” kelimesi, büyük terazi, kantar anlamına gelirdi. Kapanlar, Osmanlı merkezi yönetiminin başta İstanbul olmak üzere büyük ticaret pazarlarına sahip önemli kentlerde oluşturduğu toptancı halleri, mal çardaklarıydı. Geçen yüzyıllarda kentlere kara ve deniz yoluyla gelen getirilen yiyecek maddeleri öncelikle kapanlara boşaltılıyor, burada gerekli kontrol, değerlendirme ve narh işlemleri yapıldıktan sonra kent ölçeğinde dengeli bir dağıtım amaçlanarak toptan satışları sağlanıyordu.
1945’de Ordu’nun ünlü simaları Tahıl (Takıl) pazarında bir aradalar…
Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet Unkapanı’nda kapan işlerini düzenlemek adına “Ehl-i Hiref Divanhanesi”ni kurdu. Burada muhtesip, kapan naibi ve esnaf temsilcileri gibi çalışanlar bulunmaktaydı. Bunların vazifesi kapan ve çardaklara gelen her türlü yiyecek maddesi ve emtianın kalitesini denetlemek, her birinin şer’i ölçü birimlerine göre tartımlarının ve ölçümlerinin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etmek, günlük fiyat oluşumuna göre fiyatlandırılmalarını sağlamaktı. Ayrıca malın kente adil bir biçimde dağıtımından da sorumluydular. Burada şehre gelen vergilerin vergileri de alınır, olabilecek usulsüzlüklere ceza da kesilirdi.
1940 yılında Ordu Tahıl Pazarı…
Ordu şehrinde de eski yıllara doğru gidildiğinde ilk “Un Kapanı” eski Vilayet binasının (Altınordu Kaymakamlığı) önündeki Çürüksulu Ali Paşa’ya ait Adliye olarak kullanılan binada,1890 lı yıllarda kurulduğu söyleniyordu. Sonradan buradan kaldırılan “Un kapanı” daha elverişli bir yer olarak çarşıya yakın ve çevresi meydan olan ve Un kapanı olarak inşa edilen yeni binasına taşınmıştı. Burası, Vakıfbank’ın karşısındaki eski Belediye Binasının tam arka kısmındaki Sebze Pazarı yani eski Millet Düzü ile Kavaklar arasındaki Kumluk mevki denilen yerdi. Un kapanı binası tek katlı ve ahşap idi. 25-30 metre uzunluğunda,10 metre kadar genişliğinde üzeri beşik örtülü büyükçe ve yüksek tavanlı bir yapıydı.
1939 depreminde Tahıl pazarı yanında yıkılan Ordu Ticaret Odası binası enkazı
Felekzade Süleyman Ağa, ilk Belediye Reisliği yaptığı sırada, Belediyeye gelir kaynakları sağlamak üzere, şunun, bunun elinde istismar edilen, gelirlerinden belediyenin yeterince istifade edemediği “Un kapanının “Kantar gelirini müzayede ile satışa çıkarmıştı. Müzayede yani ihalede en yüksek fiyatı yine kendisi vererek, Un kapanın kantar geliri işletmesini almıştı. Fakat gelirlerinden hâsıl olan parayı almayarak belediyeye irat kaydettirmişti.

Felekzade Süleyman Ağa bununla da kalmayarak Un kapanı çalışanlarının ücretini de kendi cebinden ödemişti. Un kapanına Ordu’nun çevre köylerinden çarşıya getirilen mısır, mısır unu, hububat ,un, arpa, kuru fasulye, nohut, yumurta, çeşitli zahire, ceviz, bal, pekmez, tereyağ, armut ,elma ve fasulye kurusu gibi yerli ürünler, ancak “Kapan”da satılabiliyordu. Ordu Belediyesinin bir memuru tarafından Un kapanındaki “Kantar” da tartılar yapılır; kantar ücreti olarak belirli bir “Belediye rüsumu “ alındıktan sonra, bu ürünlerin perakendeci veya pazarcı esnafa, yine Unkapanından satışlarının yapılmasına izin verilirdi.
Bir zamanlar Fatsa Tahıl Pazarı
Un kapanına getirilerek perakendeci esnafa satılacak olan ürünlerin başka bir yerde, kapan dışında, hatta köyden gelirken yol boylarında pazarlanması kesinlikle yasaktı. Kapan’da gerektiği şekilde rüsumu ödenmeden ve bilhassa toptan olarak başkalarına satılmasına da müsaade edilmezdi. Yani, günümüzdeki “Toptancı Hali”nin bir çeşidiydi. Kapanlar, toplayıp dağıtma işini yaptıkları mahsul veya mal’ın adlarıyla anılırdı. Örneğin; İstanbul’a gelen yiyecek ve ihtiyaç maddelerinin, ekspertiz, ölçüm, fiyatlandırma ve dağıtım işlerinin yapıldığı devasa kapanlara “ yağ kapanı, bal kapanı, un kapanı ve ipek kapanı” gibi çeşitli adlar verilmişti.

Bu yüzden, Ordu çarşısındaki kapanlardan birine “Un kapanı”, diğerine de “Tahıl kapanı” veya “Tahıl Pazarı” denmişti. Tahıl pazarı, esasında; Un kapanın kaldırılmasından sonra yeni kurulmuştu. Ancak, Tahıl pazarı, Un kapanı gibi hiçbir zaman disiplin altına sokulamamıştı. Kapanlarda “Kantarcılık” yapanlar, kapana getirilen ürünleri tartıp, günlük yapılan giriş ve çıkışları kayıt altına alırlar, kapanın temizliğini ve muhafazasını yaparlardı. Bu işi yapanlar, Ordu Belediyesine “Kapan kirası” verirlerdi. Kendileri de Kapan’a gelen ürünlerden belli bir oranda “Rüsum” olarak bir çeşit vergi alırlardı. Ordu’nun bir zamanlar toptancı hali durumunda hizmet veren “Un kapanı” 1930’lu yıllarda yıktırılarak, ”Kapan” usulüne son verilmiş ve bir müessese de tarihe karışmıştı. Bizde geçmişte kalan bu tip vergileri ,yok olan bazı müesseseleri günümüze aktarmayı bir vazife bildik. Selametle kalın..
KAYNAK: Sıtkı Çebi (Ordu’da Eski Yıllar) Ordu ÇKV Yayınları -1998
Paylaş
Önceki İçerikFadime…
Sonraki İçerikOrdu’da Toplu Taşıma Güzergahları Belli Oldu
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.