Bir Zamanlar Ordu’da Sosyal Hayat Çok Renkliydi

Bugünkü genç nesil 60-70’li Ordu yıllarındaki sosyal hayatı pek bilmiyorlar. O hareketli Ordu yıllarını bilmeyen bugünün kuşaklarına geçmişte yaşanan o güzel anları birazcık açalım.

0
Ordu ili, eski yıllarda sinema, müzik ve tiyatro dünyasının sanatçılarının gelip, gittiği ve gösteri yaptığı renkli bir sanat merkeziydi. Mesela 70’li seneler, Ordu Yardım Sevenler Derneğinin, Ordu’ya her konuda büyük heyecan ve neşe getirdiği etkin yıllardı. Ordu’da o yıllar sosyal hayat çok hareketli ve eğlenceliydi. Çünkü Ordu insanı cemiyet hayatına güzel ve kaliteli yaşamaya meraklıydı. Ordu’lular o yıllarda dış dünyadaki gelişmeleri oldukça geniş bir şekilde takip ederdi. İmkânları bol ve durumu iyi olan aileler çocuklarını İstanbul, İzmir ve Ankara’da özel kolejlere gönderiyorlar, yüksek tahsil için de Amerika’ya, Avrupa’ya yolluyorlardı. Dışarıda okuyup Ordu’ya dönen kültürlü ve eğitimli bu gençler, işlerinin başına geçince, Ordu’da sosyal yaşamda da hareketli yıllarda başlamıştı. Ordu sineması, Konak Sineması gibi modern sinemalar açılmış, Ordu Belediyesi tiyatrosuna ilaveten ünlü tiyatrolar, guruplar kente gelip, gitmeye başlamıştı. O yılların en ünlü yıldızları peş peşe Ordu’da konserler veriyor, konser salonlarını hıncahınç oluyor, her türlü sosyal aktiviteler, dolup dolup taşıyordu. Ordu’lu tanınmış aileler, Cumhuriyet balosuna tam kadro katılıyorlardı. Ordu’lu hanımlar ve beyler şıklıklarıyla, yarışırken, gençlerde mezuniyet balolarında son derece eğlenceli partiler, geceler düzenliyorlardı. Yazın gazinolar, diskolar, çay bahçeleri, yazlık sinemalar, pavyonlar full doluyor, yer bulunmuyordu. Ordu’lu insanlar, sabahlara kadar hiçbir hadiseye meydan vermeden seviyeli bir biçimde medenice eğleniyorlardı. Samsun’dan itibaren uzun süren yolculuklar, Ordu’da o yıllarda bol yıldızlı bir otel, çağdaş bir gösteri merkezi gibi tesislerin henüz olmaması bu tip organizasyonları olumsuz etkiliyordu. İstanbul’dan gelerek, tiyatro, konser, defile gösterileri yapan tüm sanatçılar, yine de Ordu’nun doğal güzellikleri ile medeni insanlarını öve öve anlatıp, bitiremiyorlardı.
1970 YILINDA ORDU’DA UNUTULMAZ BİR DEFİLE’NİN ANISI
1970 yılının bir kış günü yine böyle güzel bir etkinlik, hiç unutulmayanlar arasında yer almıştı. Ordu Yardım Sevenler Derneğinin organize ettiği, Türkiye’nin en ünlü mankenlerinin 13 Aralık 1970 pazar akşamı, Ordu’da büyük defile yapması kararı alınmıştı. Davetiyeler daha günlerce evvelden bitmişti. Daha önce hiç böyle Türkiye çapında dev bir organizasyon yapılmamıştı. Ordu Yardım Sevenler Derneğinin Fahri Başkanı Vali Beyin eşi Sıdıka Özkul her işte olduğu gibi bu büyük defile işine de şevkle sarılmıştı. Ordu Yardım Sevenler Derneği sözcüsü ise rahmetli Fahri Çelebi idi. Fahri Çelebi bu defile için Ordu’ya Milli manken Deniz Zorlu, Sinema oyuncusu balık kız lakaplı Piraye Uzun, Mankenler yarışması birincisi Aydın Ayan, Tuna Kargılı, Sevim Ökten ve Sevil Algan’ın iştirak edeceğini, Samsun Olgunlaşma Enstitüsünün işbirliği ile 54 giysiyi göstereceklerini gururla Ordu’lulara basın aracılığıyla açıklamıştı. Defilenin takdimini ise İstanbul Radyosunun programcılarından ünlü spiker Nedret Selçuker tarafından yapılacaktı. Türkiye çapındaki bu defile haberi Ordu’ya büyük bir sevinç ve heyecan katmıştı.
Dönemin gazete küpürleri…
Vali Beyin eşi Sıdıka Hanım ”Yardım işlerinde protokol olmaz, onun için Validen de, Belediye Başkanında da davetiye ücreti alınacak.” demişti. İlk davetiyeyi Ordu Valisi olan eşi Burhanettin Özkul’a vererek 50 lirasını almıştı. Böyle büyük bir defile için Ordu Halk Eğitim Merkezi büyük salonu düzenlenecekti. Geniş katılımlı yardım amaçlı ayrı bir yemek için de Ordu Soya fabrikası sosyal tesisleri kullanılacaktı. Defile ekibi, Ordu’ya oldukça geç ulaşmışlardı. Onun için Ordu Yardım Sevenler Derneği yöneticilerini bir telaş almıştı. En fazla telaş da Fahri Çelebi’de idi. Fahri bey, biraz sabırsız ve panikti. Ordu’ya bir süre önce “Selda Alkor” konser için geç gelince de ortalığı yakıp yıkmıştı. Defile için gelecek olan ünlü Manken ekibi karayolu ile saat sekize ancak Ordu’ya ulaşmışlardı. Soya fabrikasındaki yemek güme gitmişti, hemen telaşla Halk Eğitim salonuna gelindi, eşyalar ve elbiseler küçük tiyatroya taşındı.
1970’li yıllarda bir manken kıyafet tanıtımı için podyumda
Mankenler makyajlarını yapmak üzere hemen yakındaki Noter Nusret Aydın’ın eşi Asuman Aydın’ın evine götürüldü. Davetliler salonu hınca hınç çoktan doldurmuşlar, defilenin başlamışını sabırsızlıkla bekliyorlardı. Defile podyumu dört yönlü olarak yapılmıştı ve iki sıra halinde herkese görüş cephesi açılmıştı. Gösteride önden yer kapmak için erkenden salona gelenlerin kazançları tahmin ettikleri gibi olmadı. Dakikalar ilerledikçe davetliler sabırsızlanıyorlardı. Mankenler daha Asuman Aydın’ların evinden gelmemişlerdi. Podyuma çıkan ünlü spiker Nedret Selçuker bir uvertür yaparak zaman kazanmanın yollarını bulmuştu. Samsun Olgunlaşma Enstitüsünün Müdiresi Macide Hanım da başlaması uzayan defileyi sonunda bir konuşma ile açmaya başladı.
Bu sırada Ordu Halk Eğitimin “Küçük Tiyatrosu”nun içi ise mankenlerle cıvıl cıvıldı. Defileye çıkacak olan mankenler yersizlikten burada giyinip, soyunacaklardı. Mankenler gelince önce Piraye Uzun “Gençlik Böyledir” adlı bir kıyafeti giymişti. Balık kız Piraye ise oldukça heyecanlıydı. Piraye ağzında bir şarkı mırıldanıyordu. Piraye kulisten ayrılıp podyuma çıkarken, diğer mankenlerden Deniz Zorlu’da “Çıkagelsen” adlı bir giysiyi giydi ve arkadaşlarına neşe ile “Aman çocuklar dikkat edin, burada çapkın fındık kralları varmış.” Diye şakalaşıyordu. Daha sonra sırayla, Aydan Ayan, Tuna Kargılı, Sevim Ökten ve Sevil Algan da verilen giysileri giyinip sırayla müzik eşliğinde tek tek podyumlara çıkıyorlardı.
Ordu’da yapılan bu defile şimdiye kadar yapılanlardan çok kapsamlı ve farklıydı. Defile değil, sanki bir güzellik ve renk bayramıydı. Samsun Olgunlaşma Enstitüsünün hazırladığı el emeği göz nuru olan o elbiselerde Türk motifleri modern kurallara göre kullanılmıştı. Elbiselerin hepsinin de ayrı isimleri vardı, bunlar arasında “Köylü ile Kentli, Anadolu’m, Karadeniz Türküsü, Karadut, Büyü, Pırıltı Güzel ” gibi adlar verilmiş, elbiseler kendi milli benliğimizin kendi kumaşlardaki pırıltıları olarak sunuluyordu. Ordu’lular bu nedenle defileyi büyük bir ilgi ve gururla alkışlarla izliyorlardı.
Filiz Eriş, defilede gelinlik tanıtımı için podyumda…
54 adet elbisenin teşhir edildiği gecede sülün boylu beş manken podyumda şiir gibi dolaşırken, Ordu’lular onları takdir dolu şekilde izliyordu. Elbiseleri dikip, yaratanlarla, yaşatanlar dakikalarca mankenleri alkışlanmışlardı. Ayrıca Milli mankenlerin güzellikleri de çok dikkat çekmişti. Ordulular kendi aralarında mankenlerden de bir kraliçe seçmişlerdi. Herkesi Piraye’nin nefes kesen görünüşü, Deniz’in kadınlığı, Aydan’ın zarafeti, Tuna’nın serinliği, Sevil’in sempatisi sarmıştı. Bayan izleyiciler, Mankenlerin kraliçesi olarak Aydan Ayan’ı, Beyler ise Deniz Zorlu’yu seçmişlerdi. Ayrıca bu defile sırasında Ordu Lisesi folklor ekibinin yaptığı gösterilerde takdirle izlenmiş, bilhassa ünlü mankenler folklor ekibini çok beğenerek “Profesyonel ekiplerden çok daha başarılı oynuyorlar” demişlerdi. Günlerden beri Ordu’da söylentisi devam eden “Defile” Pazar akşamı Halk Eğitim Salonunda sonunda yapılmış ve Ordulular da güzel bir gece yaşama fırsatını bulmuşlardı.

Defileden sonra mankenlere ve Samsun Olgunlaşma Enstitüsü ekibine Ordu Valisinin eşi Sıdıka Özkul, Vali konağında bir çay ziyafeti vermişlerdi. Mankenler adına konuşan Deniz Zorlu “Ordu’yu çok beğendik. Fırsat bulunca yine geliriz. Ordu’lular defileyi çok iyi izlediler. Ama nedense alkışlamada biraz cömert davranmadılar” demişti. Ordu’ya güzel bir defile sunan Olgunlaşma Enstitüsü ve bu defileyi organize eden Yardım Sevenler Derneğini herkes takdir ve tebrik etmişti. Ordulu meraklı bir kısım vatandaş, mankenler yola çıkana kadar onlara eşlik ettiler ve ama herkes neticede mutlu ayrılmıştı.
Ordu’nun 60-70’li yıllardaki sosyal yaşantısının merak edilip bir zahmet araştırılsa ne kadar hareketli, renkli ve medenice bir yaşam olduğu rahatlıkla görülecekti. Ama kimse o günleri araştırmaya cesaret edemiyor, çünkü sosyal yönden bugün dünden oldukça geriyiz, maalesef…
Paylaş
Önceki İçerikOrdu Rıhtımına “Atatürk”ün Adı Verildi
Sonraki İçerikÇikolata Park’ta Çalışmalara Yeniden Başlandı
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.