20. Yüzyılda Ordu

0
Ordu, Orta Karadeniz bölümündeki kentler içinde sosyal ve kültürel etkinlikler, beşeri ilişkiler ve çeşitli kültürlerin bir arada toplanıp harmanlandığı ve bunun sonucunda da kendine özgü bir kent olma özelliği kazanmasıyla özel bir yer tutar. 19. ve 20. Yüzyıl içinde Kafkaslardan Balkanlara kadar çok çeşitli coğrafyadan insanların göç ederek Ordu’ya yerleşmeleri burada zaman içinde çok uyumlu bir beşeri armoni oluşturmuştur. Bu kültür zenginliği Ordu’ya kendini yenileme, geliştirme ve daha güzeli arama özelliği kazandırmıştır. Ordu’nun 20. Yüzyılını aslında kasabalılıktan kentliğe geçiş süreci olarak da yorumlamak mümkündür.
Ordu’da gerek 1883 yılında yanmış olan kasabanın yeniden kurulup geliştirilmesi sırasında, gerekse kasabalılıktan kentliğe dönüşü esnasında birçok olumsuzluklar da yaşanmıştır. Kasabanın yeniden kurulmasında ve modern bir kent görünümü elde edilmesinde büyük çaba harcayan Felekzade Süleyman Ağa, Şeyhzade Kahraman Ağa ve Katırcızade Mustafa Ağa, Rum metropolitenleri tarafından sürekli şikâyet edilmişler ve sonunda Trabzon Vilayet Meclisi’nin 1908 yılında aldığı bir kararla Akçaabat’a sürgüne gönderilmişlerdir. Aynı kararla Bacınoğlu Ahmet Efendi ve Çoloğlu Hasan Efendi de Gümüşhane’ye sürgüne gönderilmişlerdi. Ancak iki ay sonra Meşrutiyetin ilan edilmesiyle birlikte bu sürgün kararı kaldırılmıştır.
Ordu’da ilk Türkçe Tiyatro oyunu da 1908 yılında Kaymakam Faik Bey’in öncülüğünde oynandı. Oyunun adı Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” adlı piyesi idi.
1913 yılında Karnik Efendi, Ordu’nun ilk basılı yayınını yayımlamaya başladı. Yayının adı “Osmanlı Ajansı”ydı. Küçük boyutta arkalı önlü tek sayfadan oluşan bu gazete, “Osmanlı Telgraf Ajansı”nın yolladığı savaş ve hükümet çalışmalarıyla ilgili haberleri veriyordu. Haberler vilayete telgrafla bildiriliyor, Karnik Efendi de bu haberleri alıp gazetesinde kullanıyordu.
I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte 1914 yılında Seferberlik ilan edildi. 5 Ağustos günü Ordu yöresinde 20-45 yaş arasında eli silah tutan bütün Türk gençleri askere alındı. Yıllar sonra bu savaşa katılan Türk askerlerinden geri dönme oranının %5 olduğu hesaplandı. Bir başka deyişle 3 kuşak genç insanımız, 1914-1918 yılları arasında devam eden I. Dünya Savaşı yıllarında cephelerde can verdi.
18 Nisan 1916 günü Ruslar Trabzon’u işgal ettiler. Daha bir ay önce Mart 1916’da Trabzon’dan binlerce sivil halkın batıya göçü başlamıştı. Bu insanların büyük kısmı Giresun ve Ordu’ya yerleştirildi. Trabzon Vilayet merkezi 5 Nisan 1916’da Ordu’ya geldi. Trabzon Valisi Azmi Bey, çalışmalarını Ordu’da sürdürdü. Kaymakamlık binası Valiliğe tahsis edildi.
17 Temmuz 1916’da bir Rus torpidosu Kiraz limanını bombaladı. Daha sonra Vona limanına giderek kayıkları tahrip etti.
3 Ağustos 1916’da Rus torpidosu Ebulhayr’ı bombalandı. Ordu açıklarına kadar geldi.
21 Nisan 1917’de Ordu açıklarına gelen bir Rus kruvazörü Ordu hükümet konağı yakınlarındaki askeri misafirhaneyi bombaladı.
31 Mayıs 1917’de en büyük bombalama yapılmış, Ebulhayr bombalandıktan sonra Ordu limanına gelmiş ve Ordu şehir merkezini saatlerce bombalamıştır.
25 Ağustos 1917’de 12 Rus gemisi birden Ordu şehrini bombaladılar. Bu saldırıya uçaklar da katılmış, şehirde yağma olayları görülmüştür.
1918 yılında yapılan yeni mülki düzenlemeyle Trabzon Vilayeti’nin en büyük kazası olan Ordu “Sancak/Liva” düzeyine dönüştürüldü. Artık bundan böyle Ordu Sancağı/Livası kaymakam tarafından değil, mutasarrıf tarafından yönetilecekti. 1919 yılında da ilk Ordu Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey oldu.
1919 yılında Ordulu gençler bir araya gelerek “Ordu İnkılab-ı İçtimai Kulübü” (Ordu Toplumsal Devrim Kulübü) nü kurdular. Bu kulüp kentin ilk kültür grubudur. Bu grubun amacı, Pontusçuluğa karşı olan gençleri ulusal duygular etrafında birleştirerek kültürel çalışmalar yapmaktı. Tiyatro yapılması, kütüphane kurulması ve yayın yapmak gibi etkinlikler bu amaca yönelikti. Nitekim 1920 yılında Garipoğlu İsmail Hakkı Bey öncülüğünde bu kulüp tarafından Ordu’da ilk kütüphane kuruldu.
Rüsumet No: 4 adlı gemi, Karadeniz’den batı cephesine silah taşırken 17 Ağustos 1921 günü Yunan gemilerine yakalandı. Gemi, düşman gemilerinden kaçarak Ordu’ya sığındı. Silahlar, Ordulularca boşaltılıp saklandı. Gemi batırıldı. Düşmanın uzaklaşmasından sonra, Ordulu gençler gemiyi tekrar yüzdürerek silahları yüklediler. Gemi silah taşımaya devam etti.
1923 yılında resmi belgelerdeki “Sancak” tanımı “vilayet” olarak değiştirilince Ordu’nun resmi adı “Ordu Vilayeti” oldu. Bu durum, 1924 Anayasası’nda da kesinleştirilmiştir.
Ordulu bir deniz subayı olan İhsan Bey, 1924 yılında ilk sinemayı Ordu’ya kazandırdı. İhsan Bey Avrupa’da gördüğü sinemalardan etkilenerek bir benzerini Ordu’ya kurmuştu. Sinema “İhsan Bey Sineması” olarak adlandırıldı. Aynı yıl “Ordu İdman Yurdu Kulübü” de kuruldu.
19 Eylül 1924 günü Gazi Mustafa Kemal Ordu’yu ziyaret etti.
1927 tarihinde yapılan Cumhuriyet döneminde yapılan ilk nüfus sayımında Ordu’nun il nüfusu 201.302 olarak saptandı. Kent merkezinin nüfusu ise 8.209’du. Bu düşüşün nedeni Rum ve Ermeni göçüydü. Aynı tarihte Ordu’da Rumca konuşan 2 kişi, anadili Ermenice olan 249 kişi yaşıyordu.
1927 yılında Bilal Köyden, “Güzelordu Gazetesi”ni Ordu kent merkezinde yayımlamaya başladı. 1928 yılında harf devriminin gerçekleşmesiyle kentte Türk alfabesi bulunmadığı için bütün gazeteler bir süre yayımlanamadılar. Ancak 1929 yılında Türkiye’de bir ilk yaşandı. Güzelordu Gazetesi’nin sahibi Bilal Köyden, Uzunisa Köyü’nde ilk köy gazetesini çıkardı. Köyden, tahta baskı makinesini yaparak çıkardığı gazetesiyle “Köyde Yayımlanan İlk Türk Gazetesi” unvanını Ordu’ya kazandırdı.
19 Nisan 1930 günü Ordu elektriğe kavuştu. Bu olay, Güzelordu Gazetesi’nin 23 Nisan tarihli sayısında şöyle haberleştirildi: “Ordumuz nur içinde. Karadeniz’in pırlantası olan güzel Ordumuz dört gün evvel elektrik nurlarına boyandı. Onu memlekete kazandırmak için geceli gündüzlü çalışan Belediye Reisi Rıfat Bey ve Valimize, mebusumuz Recai Bey’e ve çalışma arkadaşlarına nihayetsiz şükranlar”
1933 yılında Mesudiye İlçesi, önceki yüzyıllarda olduğu gibi tekrar Ordu’ya bağlandı. 20 Mayıs 1933 tarih ve 2197 sayılı kanunla Mesudiye İlçesi, Şebinkarahisar’dan alınarak Ordu Vilayeti’ne bağlandı. Aynı kanunla Şebinkarahisar da Giresun’a bağlanmıştır.
Ordu Belediyesi büyük bir radyo getirterek 1934 yılında parka koydu. Bu haber Tekâmül Gazetesi’nde şöyle haberleştirildi. “Ayın ondokuzuncu günü fevkalade olarak toplanan şehir meclisi mubayaası encümence muvafık görülen büyük radyo için kendi faslınca kâfi miktarda para kalmadığı için geçen sene düyun faslından 500 liranın naklini kararlaştırmıştır. Musikinin nasıl bir deva olduğunu söylemek bile zaittir. Kuvvetli bir radyo bu bedii ihtiyacı az masrafla temin eden en mükemmel vasıtadır.”
18 Temmuz 1934 tarihinde Ordu’dan Çambaşı’na ilk motorlu araç ulaştı. Bu haber de Tekâmül Gazetesi’nde şöyle duyuruldu: “Şoför Mustafa Efendi, içinde dört kişi bulunan kamyonla pazartesi günü saat 17.30’da Çambaşı yaylasına gitmeye muvaffak olmuştur. Kamyon düdüğünü işiten halk hayret ve sevinçle arabayı karşılamışlar, ölüm tehlikesini göze alarak Çambaşı’na giden şoför Mustafa’yı takdir ve taltif etmişlerdir.
1946 yılında ilk belediye otobüsü Ordu kent merkezi-Kirazlimanı-Perşembe arasında çalışmaya başladı.
Ordu, tiyatro etkinlikleri bakımından Karadeniz Bölgesi içindeki diğer illere göre müstesna bir yapıya sahiptir. Kasabalaşma sürecinden itibaren tiyatro alanında çok önemli etkinliklerin yapıldığı Ordu’da bu durum 1964 yılında “Oyun” dergisinde söz konusu edildi. Dergide şunlar yazıldı: “Ordu ili Halkevi, bu yıl canlı tiyatro çalışmalarına başladı. Bu küçük Karadeniz kentinde bütün Anadolu’yu şaşırtacak bir ilerilik var. Köylü, şehirli kızlar büyük bir rahatlıkla sahneye çıkıyor ve Türkiye için örnek bir olgunlukla halk tiyatroya geliyor, kendi çocuklarını alkışlıyor. ..Ordu’nun yabancıları böylesine hayran bırakan tutumunda Gençlik Tiyatrosu Başkanı Uğur Gürsoy’un sabırlı ve inançlı çalışmalarının büyük payı var.”
Gerçekten de tiyatro alanında büyük potansiyele sahip Ordu’da 19 Haziran 1964 günü belediye meclisi kararıyla “Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu” kuruldu. OBKT bu tarihten itibaren tiyatro alanında yetiştirdiği elemanlarla Türk tiyatrosuna büyük katkılar vermeye devam ediyor. Günümüzde bu kaynaktan yetişen yüzlerce Ordulu, sinema filmi, dizi ve tiyatro çalışmalarında faaliyetlerini sürdürmektedirler.
8 Temmuz 1970 gününde Ordu’da yapılan fındık mitingine büyük bir kalabalık katılmıştır. Fındık üreticisinin haklarını arama ve koruma amacında olan miting birçok provokasyonun sonucu olaylı geçmiş, bir kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Yüzlerce ev ve işyeri zarar görmüştür. Olaylardan sorumlu tutulan birçok kişi tutuklanmıştır. Bu mitingi Fatsa ilçesinde yapılan başka fındık mitingleri takip etmiştir. Mitinglerin düzenlenmesinde Ziya Yılmaz ve Fikri Sönmez (Terzi Fikri) etkili olmuşlardır.

10 Nisan 1971’de Efirli Cezaevinin temeli atıldı. Aynı yıl Ordu Lisesi, Okullararası Futbol Şampiyonasında Karadeniz Bölge şampiyonu oldu.

1072 yılında Ünye’deki radarda görevli üç İngiliz kaçırıldı. Bu olay kentte tedirginlik ve korku yarattı. İçişleri bakanı Ordu’ya geldi. İngilizleri Mahir Çayan ve arkadaşlarının kaçırdıkları anlaşıldı. Niksar’ın Kızıldere köyünde saklanan Mahir Çayan ve arkadaşları öldürüldü. Ertuğrul Kürkçü sağ yakalandı. Bu olayda kaçırılan üç İngiliz de öldü.
12 Eylül 1980 Askeri darbesinde çok sayıda öğretmen ve aydın gözaltına alındı. Bütün sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler kapatıldı. Halk Eğitimi Merkezi salonu tutukevi haline getirildi.
1984 yılında Kurul kayalıklarında arkeologlar inceleme yaptılar.
1992 yılında Ordu Sanayici ve İşadamları Derneği kuruldu. Aynı yılın Temmuz ayında Ordu Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen ve sekiz kooperatiften oluşan “Kuğukent” konutları tamamlandı.