1954 Yılında Karadeniz Turuna Çıkan Galatasaray’ın Hikayesi

0
Galatasaray’ın Türk Futbolunun ilerlemesinde ve ivme kazanmasında Anadolu’ya yaptığı katkıları bugünkü genç neslin de öğrenmesi açısından bu ilginç ve nostaljik araştırmayı kaleme almayı faydalı görmekteyiz. 1954’te İsviçre’de düzenlenen Dünya Kupası’na Türk Milli Takımı tarihinde ilk kez katılma başarısı göstermişti.1954-55 yılı İstanbul Profesyonel Ligi’nin 4. sezonuydu. Sezonu şampiyon olarak tamamlayan Galatasaray futbol takımı ise Türk futbolunun ilk imparatoru Gündüz Kılıç ile lig tarihindeki ilk şampiyonluğunu da elde etmişti. 1954 Dünya Kupası’nda mücadele eden A Milli Futbol Takımın kadrosunda Galatasaray’dan Kaleci Turgay Şeren, Rober Eryol, Suat Mamat gibi oyuncular da oynuyordu.
1950’li yıllarda İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışında hiçbir şehirde profesyonel futbol takımı yoktu. Karadeniz illerinde gençler, Cumhuriyetin kurulduğu yıldan beri her türlü spora ve özellikle futbola çok rağbet ediyorlardı. Karadenizli gençler kendi aralarında iddialı özel turnuvalar düzenliyorlardı. Ayrıca her yıl amatör Futbol Şampiyonluğu için grup maçları yapılırdı. Aynı gruptaki illerinin şampiyonları, grup birinciliği için mücadele ederlerdi. Ordu’da da İdmanyurdu, Ocak Kulübü, Karadenizgücü, Kirazlimanı, Ordugücü,19 Eylül gibi amatör takımlar vardı. Ocak Kulübü ile İdmanyurdu 50 li yıllarda şampiyonluk mücadelesi veren iki rakip takımdı. Birbiriyle oynadıkları maçlar, derbi niteliğindeydi.
1954 – Ordu İdman Yurdu ve Galatasaray Kulübü futbolcuları bir arada…
İstanbul Ligini Şampiyon olarak bitiren Galatasaray Profesyonel Futbol Takımı 1954 yılındaki Dünya Kupasına gitmeyen tüm futbolcularıyla birlikte yaz mevsiminde vapurla Karadeniz turnesine çıkmışlar, Anadolu’ya doğru açılmışlardı. Galatasaray gibi ünlü futbolcuları olan, Şampiyon bir takımın Karadeniz’e dostluk maçları amacıyla geleceğinin duyulması çok büyük heyecan ve sevinç yaratmıştı. Maçların önemini bilen Karadeniz illerindeki futbol takımları hemen muntazaman antrenmanlar yapıp, maçlara sıkı biçimde hazırlanmaya bile başlamışlardı.
Galatasaray’ın Karadeniz turunda ilk uğrayacağı il Samsun’du. 24 Haziran 1954 günü Galatasaray Futbol takımı Samsun’a vapurla gelmişti. Galatasaray Samsun’da iki futbol maçı yapacaktı. İlki Samsun Başaksporla, ikinci karşılaşmasını ise Samsun Fener ile yapacak ve daha sonra bir maç için Ordu’ya gelecekti. Ancak, Galatasaray’ın Ordu’ya geleceği henüz katileşmemişti.
Türk futbolunun mihmandar takımlarından birisi olan Galatasaray’ın 29 Haziran 1954 Salı günü Ordu’ya gelmesi ve Ordu karması ile bir maç oynaması münasebeti ile şehirde tesis ve para sıkıntısı ortaya çıkmıştı. Galatasaray takımına masraflar dolayısıyla hafta arası Salı günü Ordu’da yapacağı maç için 1500 lira para verilecekti. Ordu’da amatör spor kulüplerinin zaten belini parasızlık büküyordu. Ordu’da amatör kulüpler kendi aralarında birçok müzakereden sonra ancak kolektif olarak bu parayı vermeyi kabul etmişlerdi. Ordu İdmanyurdu, Ocak, Karadenizgücü ve Lise’nin ortaklaşa organize ettiği bu maçta kardan ziyade zarar mevzu bahisti. Çünkü yeni yapılıp, tel örgüyle çevrilen küçük stada şayet hava iyi olursa; Galatasaray takımını seyretmek için en az 2500-3000 seyirci gelecekti. Yapılan hesaplara göre yaklaşık toplanacak olan 2000 lira seyirci hasılatının %15’i yani 225 lirası Bölge’ye,1500 lirası Galatasaray’a, reklam ve diğer masraflar için 100 lirası daha harcanacağına göre masraf yekûnu 1800 lirayı aşacaktı. Yani bu organizasyondan normal şartlarda amatör kulüplere zarar bırakacaktı. Bu zarar riskinden dolayı Karadenizgücü ve Lise takımları organizasyondan geri çekilmişlerdi. Galatasaray’ın Ordu’ya uğramama durumu ortaya çıkınca şehirde büyük bir endişe duyulmaya ve sporseverler böyle tarihi bir fırsatı kaçıracaklarına çok üzülüyorlardı.
Galatasaray Kongre üyesi Ordulu Sıtkı Bacınoğlu
Ordu’nun spor düşkünü gençlerinden olan Kara Ali (Ataoğlu),Orhan Eroğlu, Adnan Anlar, Uğur Gürsoy ve Ayhan Anlar, Galatasaray gibi bir ünlü bir markayı Ordu’da maç yaptırabilmek için bir arada kara kara düşünürlerken imdatlarına son anda hayırsever bir genç işadamı yetişecekti. Sıkı bir sporsever ve Galatasaray kongre üyesi olan Mehmet Sıtkı Bacınoğlu, Ordu karması ile GS’nin maç yapabilmesi için gerekli olan paranın tamamını nakden teberru ederek, Ordu’ya Galatasaray’ın gelmesine imkan vermişti. Sıtkı Bacınoğlu’nun bu önderliği ve fedakarlığı Ordu’da uzun yıllar unutulmayacaktı. Artık Ordu’da bu tarihi dostluk maçının yapılabilmesi için hiçbir engel kalmamıştı.
İkinci mesele de Galatasaray gibi bir takıma karşı Ordu’lu amatör gençlerden kurulacak ortak bir takımın tertibiydi. Ordu İdmanyurdu ile Ocak kulüpleri futboldan anlayan bir kimseyi seçici olarak tayin etmesi ve o şahsın bu karma takımı hazırlaması istenmekteydi. Çünkü bu dev maçta kulüpçülükten ziyade Ordu’nun şeref ve onuru mevzubahisti. Ordu kenti yerel basın kanalıyla takım tertibi hakkında günlerce uzun uzun anketler yayınlamışlar, bu maç için gazeteciler görüşlerini yazmışlardı.
Ordu İdman Yurdu – Galatasaray karşılaşması (1954 – Ordu)
Galatasaray Profesyonel futbol takımı ise efsane teknik direktör Gündüz Kılıç hoca başkanlığında Samsun’dan gemi ile Ordu’ya doğru hareket etmiş ve tam 7 saat sonra karanlıkta Ordu açıklarına kadar gelmişlerdi. Ama gecenin o vaktinde Galatasaray’ı karşılamaya gelen onlarca motor ve sandal ile deniz doluydu. Kayıklardaki yüzlerce Ordulu taraftar hep bir ağızdan çılgınca ve avazı çıktığınca “Re,Re,Re,Ra,Ra,Ra,GS,GS,Cimbombom” sesleriyle ortalığı inletiyordu. Bu çılgın Ordu’luları vapurdan şaşkınca izleyen Galatasaray kafilesi samimi tezahürat karşısında Ordu’yla aralarındaki mesafeyi kaldırmışlar, onlarda taraftarları el sallayarak selamlamışlardı. Demir atar atmaz, vapurun içini Ordu’lu sporseverler doldurmuştu. Ordu’lu gençler, başta Gündüz Kılıç’ı, Hilmi Ok’u, Kadri Aytaç’ı, Reha Eken’i, Coşkun Özarı’yı, Torik Necmi’yi, Kamil Altan’ı, Necdet Şentürk’ü, Bülent Eken’i,Tayyar Cavcav’ı, bütün Galatasaray kafilesini tek tek kucaklıyorlar, hepsine kırk yıllık akrabaları gibi tanıyıp, sarılıyorlardı. Galatasaray kafilesini buket yağmuruna tutan Ordu’lular, daha sonra vapurdan kafileyi birer kuş gibi alarak otellerine yerleşmelerine dahi yardımcı olmuşlardı. Ordu’da Galatasaray’ın bulunduğu müddet zarfında yine Galatasaray’ın eski futbolcusu Abbas Furtun’da çok yakın alaka göstermişti. Herkes Galatasaray kafilesinin etrafında pervane gibi dönüyor, en ufak bir istekleri olunca anında yerine getiriyorlardı.
Ertesi sabah futbolcular henüz uyurken Gündüz Kılıç erkenden kalkıp baktığında otelin önü o saatte bile Ordu’lu sporseverle dolu olduğunu hayretle görmüştü. Gündüz Hoca otelin karşısındaki kahveye oturup, Ordu’lu sporseverlerle sohbet etmeye başlamıştı. Ordu’lular, spora, futbola karşı olan sevgi ve alakalarını Gündüz Kılıç’a bitmez tükenmez sualler halinde sıralıyorlardı. Gündüz Hoca, sporu bu kadar benimseyen Ordu’lularn ne imkansızlıklar içinde olduklarını da gördükçe üzülmüştü.
Gündüz Kılıç ve Metin Oktay
Gündüz Kılıç Hoca, Türkiye Spor Gazetesine özetle “ Ordu’nun sahası, tribünleri minyon olduğu halde Samsun’a nazaran daha derli topluydu. Ordu’nun futboluna Ordu Ocak Gençlik ve İdmanyurdu Gençlik Kulübü hâkimdi. Ordu Beden Terbiyesi Müdürü Kemal Top’da oldukça sevilen bir müdür olarak sporda ve tesislerde çok faal idi. Ordu’nun tabii güzellikleri ise harika, yeşillikleri pek şirindi. Görmeyene anlatmak pek zordu. Ordu’lu futbolcu gençlerin kabiliyetleri ve istidatlarını küçümsenmemeliydi. Kendi kendine yetişmiş olan Karadeniz’in bu cevherli çocukları biraz alakayla memleket futboluna çok şeyler vaat etmektedirler. Bölge Müdürü Kemal Top’un anlattığı hayret verici imkânsızlıklar ve olumsuz şartlar içinde çalışan bu gençler zaten bu vaziyetleriyle bir mucize yaratmışlar.” Diye Ordu ve oynadıkları maç için intibalarını bu şekilde yorumlamıştı.
Galatasaray Samsun’da oynadığı iki maçı da farklı olarak kazanmıştı. Galatasaray’ın Samsun Başaksporu 6-0, Fener’i ise 6-3 yenmesi karşısında Ordu’da bir endişe oluşmuştu. Acaba, Ordu Karmasına ne kadar gol atacaklar diye? Beraberlik ve galibiyet Ordu’luların aklından pek geçmiyordu. Günlerden beri yapılan reklam ve propaganda mahsulünü vermiş, 4-5 bin seyirci hıncahınç Ordu stadına maçı seyretmeye gelmişti. Türbinlerin ön kısmında ise sadece bayanlar doldurmuştu. Şeref türbininde Ordu Valisi, Belediye Reisi, Jandarma Alay Komutanı ve diğer protokol yerlerini aldıktan sonra sıcak ve güneşli bir havada saat 17.15’de maç başlıyordu. Galatasaray eski futbolcusu ve Beden Eğitimi Öğretmeni Mehmet Ali Gültekin ile yan hakemler Halil Balcı ve Harut Erman’ın idaresi ile takımlar sahaya çıktıklarında, Galatasaraylılar Ordu’lu seyircilere çiçek atarak selamlamışlar, Ordu’lu tüm seyircilerde iki takımı şiddetle alkışlamışlardı. İki takım kaptanı da birbirlerine iyi şans diledikten sonra maça takımlar (Galatasaray: Kenan, Kamil, Günay, Necdet, Saim, Necmi, Hilmi, Coşkun, Reha, Kadri, K.Ali.) ve (Ordu: Necip, Mustafa, Nizam, Haluk, Cafer, Oktay, Fikri, Özcan, Celal, Ali, Sebahattin) ile oyuna başlamışlardı.
1954 yılında oynanan Ordu İdman Yurdu – Galatasaray karşılaşmasının gazete küpürü
Maç,Galatasaray’ın hâkimiyeti ile başlamıştı, 13. Dakikada Reha’nın çok güzel bir ayak numarası neticesi verdiği pası Coşkun Özarı hemen gole çevirmişti. Oyun bir süre durgun cereyan ederken, Ordu karması koca Galatasaray karşısında heyecandan bir türlü kurtulamamıştı. Galatasaraylılar bu durumdan istifade ederek rahat ve gevşek bir tempo tutturmuşlardı. Galatasaraylılar müthiş sıcak altında Samsun’da peş peşe oynadıkları iki maçtan ve yedi saatlik yolculuktan bezgin oldukları her hallerinden belli oluyordu. Galatasaray takımı, arada sırada şutlarla Ordu kalesini yokluyordu ama Kaleci Necip’in yerinde müdahaleleri ikinci golü önlüyordu. 25. Dakikada Reha çıkıp yerine Sedat oyuna girmesine karşılık, maçın ilk yarısı bu tempoda Galatasaray’ın 1-0 lehine bitmişti.
İkinci devre başladığında Galatasaray’dan Necdet çıkmış, yerine Tayyar Cavcav girince, oyunda hızlanmıştı. Galatasaray işi sıkı tutmaya azmetmiş görünüyordu. Fakat Ordu müdafaası Galatasaray’a bir türlü fırsat vermiyordu. İkinci devrenin 15. Dakikasında Ordu’dan Nizam çıkıp yerine Onur girmişti.20. dakikada Ordu’dan sol açık Sebahattin sağ taraftan aldığı pası çok güzel sürerek Ordu’nun ilk golünü atmıştı. İki tarafta maça asılıyor, futbolcular canla başla çalışıyorlardı. Galatasaray‘dan Hilmi Ok çıkıp yerine oyuna tekrar giren Reha Eken, 25. Dakikada kale direğinden geri dönen bir topu kafa ile Ordu kalesine sokmuştu. Galatasaray’ın as futbolcularından Reha Eken, oyuna tekrar girmesi ile oyuncuların maneviyatı artırmaya çalışıyor, bazen de sporcu arkadaşlarına hiddetli ihtarlarda bulunarak çıkışıyordu. Fakat Ordu’lu genç futbolcular Galatasaray karşısında maçı asla bırakmamışlardı. Nitekim maçın 35. Dakikasında Mustafa’nın çektiği frikikten gelen topu, Ordu’lu Celal, güzel bir kafa ile Galatasaray kalesine atmış, oyun da böylece 2-2 berabere sona ermişti.
Gündüz Kılıç Ordu’lu gazetecilerle maçtan sonra yaptığı konuşmada ise “Ordu futbolunu bize aksettirildiğinden daha iyi buldum. Bugünkü maçta Ordu’lu futbolcular formaları için mütevazi, fakat gayet enerjik çalıştılar. Galatasaray takımı ise oldukça pasif bir şekilde oynadı. Böylece Ordulularda haklı bir beraberlik aldılar. Kendilerini candan tebrik ederim. Sporsever Ordu halkı ise takımlarına gayet efendice destek verdiler. İnşallah bu maç ve alınan beraberlik Ordu futboluna daha ilerilere götürecek bir hız verir de, bizim de bu çorbada Galatasaray olarak bir tuzumuz olur” demişti.
Galatasaray yedekleri 1954 yılında Trabzon’da oynanan karşılaşmada…
Maçtan sonra Galatasaray kafilesi otelde biraz dinlenip, yemeklerini yedikten sonra alkışlar ve tezahüratlar arasında bir otobüsle Giresun’a hareket etmişlerdi. Karadeniz’in şirin Ordu’sunun ışıklarını Galatasaray kafilesi arkasında bırakırken otobüste yavaş yavaş gözden kaybolup gitmişti. Giresun’da Galatasaray akın kulübü ile oynadığı maçı 6-1 kazanmıştı. Galatasaray kafilesi daha sonra 3 ve 4 Temmuz 1954 tarihinde Trabzon’da iki maç daha oynamak için Giresun’dan vapurla Trabzon’a hareket etmişlerdi. Trabzon maçlarının hayli çetin ve iddialı olacağını tahmin eden Galatasaraylılar İsviçre’den dönen milli oyuncularını da Trabzon’a gelmesini istemişlerse de, yalnız “Büyük Ali” akşamki vapurla Trabzon’a gelmiştir. 3 Temmuz tarihinde Trabzon İdmanocağı ile yapılan ilk maçı Galatasaray 4-1 kazanmıştı. Yine ertesi gün 4 Temmuz da Trabzon İdmanocağı ile yapılan ikinci futbol müsabakasını da Galatasaray 3-2 kazanmıştı. 1954 yılının sıcak yaz günlerinde Samsun’dan başlayıp, Ordu, Giresun ve Trabzon’da devam eden dostluk maçları ile Galatasaray Karadeniz’de futbolun tutku haline gelmesinde, sporun ilerlemesinde, birçok ünlü yerli sporcunun yetişmesinde ve liglerde başarılı olmasında inanılmaz destek ve katkı yapmıştır. Türk sporuna ve futboluna unutulmaz katkıları yapan o eski fedakar ve cefakar Galatasaraylılardan günümüzde vefat etmiş olanlara; Allahtan rahmet diliyor, hepsini daima hayırla yad ediyoruz. Işıklar içinde uyusunlar.
NAİM GÜNEY
Paylaş
Önceki İçerikOrdu’ya İnemedi, Havada 16 Tur Attı !
Sonraki İçerikOrdu’ya Kent Müzesi Kurulmalı
Naim Güney
1958 yılında doğumlu, Hüseyin Naim Güney, ilkokul, ortaokul ve Liseyi Ordu'da bitirdi. KTÜ Ordu Meslek Yüksek Okulundan İnşaat bölümünden mezun oldu. 1979 yılından itibaren bir süre yurt dışında özel sektörde çalıştı. 1980 yılından beri Devlet Su İşlerin 75.Şube Müdürlüğünde çeşitli birimlerde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası olan “H. Naim Güney” hâlihazırda; Ordu hakkında yerel tarih araştırmaları yapmaya devam etmektedir. Çeşitli Dergi, Gazete ve Sosyal Medyada yaptığı yerel araştırmalar seri olarak yayınlanmaktadır. “Eski Vergiler” ve “Ordu’da Meydana Gelen Doğal Afetler” adında iki adet kitabı bulunmaktadır.