27 Aralık 1939 Erzincan depreminin Ordu ya etkilerini Araştırmacı yazar Naim Güney, okuyucularımız için kaleme aldı.

2016 yılında yayınladığımız “Ordu´da Meydana Gelen Doğal Afetler” adlı araştırma kitabımda 1939 Depreminin Ordu İl merkezindeki etkileri hakkındaki bölümden küçük bir kısmı özetle tarih sever Ordu´lu gençlere paylaşmak istiyorum. “…

27 Aralık 1939 gecesi saat 02.00 sularında meydana gelen Erzincan depremi dünyanın en yıkıcı depremleri arasında sayılmaktadır. Merkez üssü Erzincan olan 7,9 şiddetindeki deprem, 52 saniye kadar sürmüş ve sonucunda 32.962 kişi ölmüş, yaklaşık 100.000 kişi yaralanmış, 116. 720 bina yıkılmıştır. Sivas´tan Samsun´a, Tokat´tan Kırşehir´e, Amasya´dan Ankara´ya, Kayseri´den, Ordu´ya kadar büyük bir alanı etkileyen bu depremin Ordu´da hissedilme oranı ise 7 şiddetindedir. Bilindiği kadarıyla da tarih boyunca Ordu´da hissedilen depremlerin en büyüğüdür.

1939 yılı Aralık ayının 27 inci Salı gününü Çarşamba´ya bağlayan gece saatin 2´yi beş geçtiği vakitte, Erzincan´ı yok eden yer sarsıntısı, Ordu şehri ve ilçelerinde de büyük tahribata sebep olmuştu. Ordu´luların (Büyük zelzele) adı ile andıkları bu sarsıntıda en büyük hasar çarşı içinde görülmüştü. Vaktin gece yarısından sonra oluşu, iş yerlerinin kapalı oluşu can kaybını azaltmıştı. Buna rağmen şehirde birçok kişi yıkılan binaların enkazı altında kalarak hayatlarını kaybetmişlerdi. Yaralılar ise oldukça çoktu.

Zelzeleden sonra Ordu Merkezinde yapılan zarar ve ziyan şu şekilde tespit edilmiştir: Trabzon caddesinin, yük iskelesi ile Bülbül deresi arasındaki kısım, Süleyman Felek caddesinin 19 Eylül meydanından ilerisi, Sırrı Paşa Caddesinin Tahıl Pazarı civarı, Osman Paşa caddesinin orta ve yukarı kısımları, Akyazı caddesinin orta kısımları ile bütün bu caddeleri birbirine bağlayan ara sokaklardaki kargir iş yerleri, depolar ve evler ya tamamen yıkılmış veya kullanılmayacak hale gelmişti.

Ordu Ticaret Odasının enkazı

Zelzeleden sonra şehir içinde ilgililerin yaptığı tespitlere göre, şehirde 283 mağaza, dükkan, depo ve ev yıkılmış, kullanılmaz hale gelmiş, 74 binada daha az hasar görmüştü.Bu rakamlara göre, Ordu çarşısındaki mağaza, dükkan ve depoların yarısı kadarının yıkıldığı anlaşılmaktadır. Halen çarşıda görülen ikinci katları basık bir çatı ile örtülü kargir taş binalar,1939 zelzelesinde kısmen hasar görerek, alt katları kullanılabilenlerdir. Mahallelerde ise hasar pek yoktur. Sadece Şarkiye mahallesinde bazı evler yıkılmış; Elmalık, Düz Mahalle, Selimiye´de bacalar devrilmiştir.

1883 yılında çarşıyı kül eden büyük yangın felaketinden sonra, Ordu´da kumsal zemin üzerine 2-3 katlı taş binalar inşa edilmişti. Çarşıya yüksek bir yerden bakıldığında, birbirine bitişik vaziyette, sıvasız taş binaların iki sıralı olarak ana ve ara caddeler boyunca uzandığı görülmekte idi. Zelzelenin şiddetiyle bu yapıların ikinci ve üçüncü katlarının caddeye bakan duvarları derhal yıkılmış; moloz ve taş yığınları alt katların duvar, kiriş ve kolonlarını çatlattığından, bu kısımlar da kullanılmaz hale gelmişti. Şehirde yıkılan başlıca binalar arasında Ordu Ticaret Odası, İş Bankası, Jandarma Binası, Orta Mektep binası bulunmakta idi.

Zarar gören İş Bankası Şubesi

Çarşıda dükkan ve mağazalar tehlikeli bir durumda idiler. Zelzeleden sonra yağan kar, yıkıntıların temizlenmesini engellediği için, çevrede büyük bir yiyecek sıkıntısı baş göstermişti. Ordu´da ticari hayat tamamen durmuştu. Mal kaybı önemli olmamasına rağmen, yıkılan binaların tamiri için gerekli malzeme ve hatta işçi bulmak büyük bir problem halindeydi. Sağlam kalan işyerlerinin kiraları birden bire artırılmış, bu sebeple esnafların yeni bir yer bulup, taşınması oldukça güçleşmişti.

Ordu merkezde tahribatın büyük olduğu yerler şehrin doğusunda denizin çok eskiden çekilmesinden meydana gelmiş düzlükte inşa edilmiş evlerde, özellikle de dükkan, mağaza ve fındık fabrikalarındaydı. Yıkılan ve hasarlı binaların çoğunluğu bu düzlük sahada eski usul inşa edilmiş kagir binalardı. Muntazam yapılmış beton binalarda hasar yoktu. Şehrin batısındaki yamaçlardaki binalarda ise neredeyse hiç hasar yoktu. Bu binaların çoğunluğu ise ahşap dolma binalardı.

Oluşan yarıklar

Merkezde yıkılan binalar arasında CHP idare merkezi olarak da kullanılan Halkevi binası da bulunmaktaydı. Bu konuda Halkevi Başkanı Arif Hikmet Onat CHP Genel Sekreterliği´ne 9 Ocak 1940 tarihinde yazdığı yazıda şu bilgileri veriyordu: “26/27 Aralık 939 gecesi vukua gelen zelzeleden parti vilayet idare heyeti ile beraber işgal ettiğimiz bina oturulmayacak derecede hasara uğramıştır. Memlekette Halkevimize elverişli sağlam bina da kalmamıştır. Şimdilik mecburen halkevimizin daha az hasara uğramış bulunan tek odalı Gazi Kütüphanesi´nde idare ediyoruz. Bütün arkadaşlar mesaimizi Sosyal Yardım ve Köycülük Şubelerimiz etrafında teksif ettik [yoğunlaştırdık]. Milli Yardım Komitesi Kızılay ile de sıkı teşriki mesai ediyoruz, üstün saygılarımla” Köylerdeki ahşap dolma evlerden de yıkılan pek yoktu. Yıkılanların çoğu kagir binalardı. Hatta alt katı kagir üst katı ahşap dolma olan binaların alt katı tamamen yıkıldığı halde üst katı hasar görmeden bir sandık gibi yere oturmuş veya devrilerek altta kalan kısımları parçalanmıştı. Köylülerin kışlık yiyeceklerini koydukları ve Karadeniz´in sembolü haline gelmiş olan serendeler ise hiçbir köyde hasar görmemişti. Köylülerin yiyecek ihtiyacını karşılaması bakımından bu durum büyük bir teselli olmuştu…”

(Naim GÜNEY)

Minaresi yıkılan Orta Camii